TELEVİZYONUN İCADI
Hayatımıza zaman içerisinde birçok yararlı teknolojik cihazlar girmiştir fakat bunların içinde yaşamımızda en çok yer edinenlerden bir tanesi televizyon olmuştur. Televizyonun mucizevi bir icat olduğunu anlayabilmek için çok düşünmeye gerek yok. Dünyanın bir ucunda birileri birşey yapsın ve öteki ucunda bulunan bizler de bunu evimizde, koltuğumuzda rahat rahat izleyelim. Böyle bir şeyden daha eğlencelisi muhtemelen evimizde izlemek yerine yanlarına ışınlanmak olurdu ama henüz bunun için çok erken olsa gerek.

Televizyonla ilgili ilk çalışmalara John Logie Baird başlamıştır. Keşfetme hevesi çocukluk yıllarında başlayan Baird, 12 yaşındayken evine elektrik sistemi döşedi. Merakı her geçen gün daha da artan Baird, yolda arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi. Oldukça sınırlı malzemeyle, 12 yaşında böyle bir elektrik hattını kurup, çalışmasını sağlamak herkesin başarabileceği kolay bir şey değildi. Lise eğitiminde elektrik üzerine dersler aldı ve hayalindeki üniversite olan Glasgow’da elektrik mühendisliği okudu. Daha sonra Clyde Valley Elektrik Enerjisi Şirketi’nde çalışmaya başladı fakat sağlık problemlerinden dolayı ayrılmak zorunda kaldı. 1922 yılında memleketi Sussex’e geri dönen Baird, tamirciliğe başladı. Burada karmaşadan uzak bir ortamda kendisiyle baş başa kalarak 50 yıldır hayalini kurduğu televizyonun icadı üzerine yoğunlaştı ve ilk televizyonunu üretti. Maddi açıdan zorluklar çeken Baird, ilk televizyonunu bir lavabo ve bir çay teknesiyle yaptı. Bir sonraki denemesinde projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle devreden tarama diskleri ekledi. Tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve bal mumuyla tutturulan bir cihaz olarak icat ettiği bu düzenek televizyonun dedesi olarak kabul edildi. Çalışmalarına bundan sonra daha da hız katan mucit, 1925′de hayallerindeki gibi, “Stokey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonunda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı. Bu icat parlak bulundu ama gereken önem ve değer verilmedi. Baird’in ilkel TV’yi icat ettiği dönemlerde BBC gibi yayıncılar radyoya yoğunlaşmıştı. Daha sonra BBC’yi ikna ederek anlaştı ve 1929 yılında sınırlı izleyicisiyle televizyon yayıncılığına geçti. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber programı, ikinci kuşakta müzik yayını veriyordu. Bölgesel bir alanda sınırlı yayın yapan BBC, 1930 yılında Amerika ve İngiltere’de de resmen yayına başladı. Londra’da 20 bin kişiye ulaşan izleyici kitlesiyle John Logie Baird, kariyerinin zirvesine ulaşmış oldu.
14 Haziran 1946′da hayatını kaybeden John Logie Baird, günümüzün en önemli kitle iletişim aracı olan televizyonu miras bıraktı. Daha sonraları televizyonun elektromanyetik sistemi Philo Taylor Farnsworth tarafından değiştirilerek icadın tüplü TV’ler haline gelmesi sağladı.
Baird’in temelini attığı bazı icatlar
Bilgisayar mouse’u: Nipkow diskinde kullandığı “pixel takip edebilen minik top” stili mouse’lar için temel oluşturmuştu.
Ses kaydı (Phonovision): Baird’ın ses kaydı için geliştirdiği ve plastik disklerin hareketini okuyabilen iğne, Baird’e icatlarında her ne kadar bir katkıda bulunmamış olsa da, plakların, CD’lerin ve günümüzdeki lazer disklerin gelişimine katkı sağladı.
Sanal gerçeklik: 1946′da Baird’ın ilginç bir çalışması olmuştu: Her göz için ayrı televizyon. Bu çalışmanın sanal gerçekliğe yaptığı katkı çok büyüktü.
Kızıl-ötesi ışın (Noctovision): Baird’ın kullandığı ve geliştirdiği ışık sistemi, gece görüşünü sağlayan Noctovision’ın atasıydı.
Açık hava yayını: Televizyon çalışmalarının ardından geliştirdiği özel bir projeksiyon sistemi ile açık havada yayın yapılması sağlayan tekniğin ilk ürünlerinden birinin temelini attı.

