6. Ulusal Bilgisayar Proje Olimpiyatı Türkiye 1’si AKINSOFT’tan

Teknolojide başarılı olmak için önemli olan istemek ve teknolojiyi benimseyip sevmektir. Teknoloji projelerinde yapacağınız işe inandıktan sonra elde edilemeyecek başarı yoktur. Bunun en güzel örneği AKINSOFT ailesinin genç bir bireyi oldu. AKINSOFT Van Bölge Bayi Dilaver Yaşar’ın oğlu Mücahit Yaşar, okul öncesi çocukların daha güvenli ve yararlı bilgisayar kullanabilmesi için tasarladığı MINIX adlı projesiyle, 6.Ulusal Bilgisayar Proje Olimpiyatı yarışmasında Türkiye 1.’si oldu. Görme engelliler için geliştirdiği işletim sistemi BLIND ile katıldığı TÜBİTAK Proje Yarışması’nda da Doğu Anadolu bölge 1.’si oldu ve Ankara’da yapılacak olan Türkiye finaline katılmaya hak kazandı. Henüz 16 yaşında bilişim alanında büyük başarılara imza atmaya başlayan Yaşar ile biz de küçük bir söyleşi yaptık.
Öncelikle sizi biraz daha yakından tanımamız için, bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Teknoloji ile ilgilenmeye ne zaman başladınız?
1994 doğumluyum. Van Münci İnci Bilişim Anadolu Teknik Lisesi 2. sınıf öğrencisiyim. En büyük hobilerim bilgisayar ve teknoloji ile ilgilenmek, yeni şeyler keşfetmek için araştırmalar yapmak. Bu ilgim küçüklüğümden beri var. Daha ilkokula yeni başladığım yıllarda kardeşimle birlikte babama çok fazla ısrar ederek bilgisayar aldırdık. İlk zamanlar kardeşimle beraber hep oyunlarla meşgul olduk. Nerdeyse her günümüzü bilgisayar karşısında oyun oynayarak geçirdik. Zamanla bu oyunlar nasıl yapılıyor? Hangi programlarda hazırlanıyor? sorularının cevabını aradım ve araştırmaya başladım. Bu araştırmalarım sonucunda bunları ben neden yapamayayım dedim ve bunları yapabileceğime inandım. İlk zamanlar hazır programlarla basit oyunlar tasarladım.
İlk hazırladığım oyun benim için çok önemliydi. İlk oyunumda basit bir labirent hazırlamıştım. Labirentin bir ucuna babamın küçük bir vesikalık resmini, diğer ucunda da annemin küçük bir vesikalık resmini yerleştirmiştim. Ok tuşlarıyla babamı hareket ettirip labirentte dolaşan anneme ulaşmasını sağlamaya çalışıyordum. Tabi bu arada labirent çizgilerine değmeden ilerlemek gerekiyordu, çizgilere dokununca babam tekrar başa dönüyordu. Oyunda böyle bir aksilik yaşanınca eklediğim kahkaha efekti devreye giriyordu. Ailem bu oyunumu hem çok beğendi hem de babam ve annemin yer aldığı oyuna çok güldü. Bu olay bana daha fazla cesaret verdi. Zamanla bu oyun yazma merakım bende tutku haline gelmeye başladı. Daha sonra zaman ayarlı, skorlu ve daha görsel oyunlar yapmaya başladım.
Bir süre sonra programlama dilleriyle tanıştım. Program yapan yazılımları keşfettim ve işin derinliğine gitmeye karar verdim. O dönemde yaşadığım en büyük sıkıntı babamın dizüstü bilgisayarının dışında evde sadece bir bilgisayarımızın olmasıydı. Küçük kardeşlerim de bilgisayarda oyun oynamak istediği için ben yeteri kadar program yapmaya zaman ayıramıyordum. Bu sıkıntımı babama ilettiğimde bana hak verdi ve bana bir dizüstü bilgisayar aldı. Kendime ait bir bilgisayarım olunca da oyun işini bırakıp daha yararlı programlar yapmaya başladım. Program yazıp bazı problemlere çözüm üretmek daha fazla hoşuma gitmeye başladı. Şimdi kendimi sürekli geliştirerek yeni programlar yapmaya çalışıyorum.

Projenin içeriği, aldığınız ödüller ve dereceler hakkında bizi bilgilendirir misin?
Yapmış olduğum projede okul öncesi çocukların daha rahat ve güvenli olarak bilgisayar kullanmalarını amaçladım. Projem MINIX adını aldığı için çocukların program ismini hatırlaması daha kolay. Görsel öğelerle zenginleştirilmiş projemde mouse hareketlerine bağlı olarak Türkçe seslendirme yöntemini kullandım. Bu sayede kullanıcı ekranda gezinen mouse’un gittiği alanda yazan yazıları sesli olarak duyup ilerlemektedir. Tamamen bir işletim sistemi özelliğinde yazılmış olan projemin açılış sayfasında bir puanlama sistemi bulunmaktadır. Bunun amacı çocukların bilgisayarı eğitim amaçlı olarak kullanmalarıdır. Bu sistemde çocuk eğitici programlar bölümüne (sayı ve harfleri tanıma, renkleri tanıma, saati öğrenme vs.) girdiği zaman puan kazanmaktadır. Kazandığı puanlarla çizgi film izleme bölümüne veya oyun bölümüne giriş yapabilmekte ya da internete bağlanabilmektedir. Bu bölümlerde zaman geçirdikçe almış olduğu puanları yavaş yavaş kaybeden çocuklar; tekrar oyun oynamak veya çizgi film izlemek isterse yeniden puan kazanması gerektiği bilincine varacak ve eğitim ağırlıklı bölümlere girmeye devam edecektir. Programın buna benzer daha birçok farklı ve yararlı özelliği var.
Kısaca anlattığım MINIX adlı bu projemle İstanbul’da yapılan 6.Ulusal Bilgisayar Proje Olimpiyatı yarışmasında Türkiye 1.’si oldum. Bu yarışmaya tam 71 ilden 1000 okul ve 2000 proje katılmıştı. Geçen sene yine aynı yarışmaya Web Üzerinden Ders Paylaşımı adlı projemle katıldım ve Türkiye 2.si olarak gümüş madalya kazandım. Okulum yeni bir okul olduğu için ilk madalya ve başarı sertifikalarını kazandırmanın mutluluğunu yaşadım. Bu senede iki altın madalya ve bir adet dizüstü bilgisayarın yanı sıra danışman öğretmenime de bir cep telefonu kazandırdım. Ayrıca ödül töreninde bana, okuluma, danışman öğretmenime ve müdürüme teşekkür sertifikası ile plaket verildi.
Projenizi ne kadar süre içerisinde tamamladınız ve hazırlık aşamasında neler yaşadınız?
Projem, hazırlık aşamasıyla birlikte yaklaşık 6 ayda tamamlandı. Geçen yıl elde ettiğim başarının ardından, bu sene daha iyi bir başarı elde etmek için daha çok çalıştım. İlk başlarda nasıl bir proje yapacağım konusunda uzun uzun düşündüm. Tam da proje bulmakta zorlandığım bir anda henüz okula gitmeyen küçük kardeşim bana bu konuda ilham kaynağı oldu. Bilgisayarı her açışımda “abi bu ne, burada ne yazıyor” demesi, bu konuda bir şeyler yapmam gerektiğini hissettirdi ve okuma yazma bilmeseler de, okula gitmeyen çocukların da bilgisayar kullanmasını sağlayacak bir sistem geliştirmek için çalışmalara başladım.
Bu konuda kendisi farkında olmasa da projeme katkılarından dolayı küçük kardeşime teşekkür ediyorum. Projemde ilk bakışta kolay görünen metin seslendirme konusunda çok zorlandım. Harflerin heceye, hecelerin kelimelere, kelimelerinde cümlelere çevrilip seslendirilmesini başarıyla tamamladım, ancak bu konu proje aşamasında en çok zorlandığım alan oldu.
Bu proje size neler kazandırdı?
Bu proje sayesinde en başta kendime güvenim geldi diyebilirim. Artık program yapmaktan korkmuyorum ve bende yapabilirim diyorum. Yaptığım bu ilk proje sayesinde ufkum genişledi ve farklı programlar düşünmeye başladım. Bu sayede ikinci projem olarak görme engelliler için BLIND isminde bir işletim sistemi geliştirdim. BLIND, ilk projem olan MINIX’ten daha fazla ses getirdi ve beklemediğim bir ilgiyle karşılandı. BLIND ile TÜBİTAK Proje Yarışması’na da katıldım ve bölge birincisi olarak Ankara’da yapılacak olan Türkiye finaline katılmaya hak kazandım. Bölgemde herkes tarafından tanınmaya ve desteklenmeye başladım. Etrafımdan aldığım güçle daha büyük başarılar elde edeceğimden eminim.
Babanızın AKINSOFT Van Bölge Bayi olarak hizmet vermesi, Ulusal Bilgisayar Proje Olimpiyatlarına katılmanızda nasıl bir etkisi oldu?
Babam yıllardır, hatta biz doğmadan bilgisayar ve bilişim alanında yer aldığı için kendimi şanslı buluyorum. Küçük yaştan beri bilgisayarımın olması, bilgisayarla tanışma imkânı bulmam benim için bir şans diye düşünüyorum.
Babamın önce AKINSOFT Bayisi daha sonra AKINSOFT Van Bölge Bayisi olarak bilişim sektöründe hizmet vermesi benim için çok büyük bir artı oldu. Programlar konusunda ufkum genişledi. Sürekli AKINSOFT programlarını inceliyorum. Programlarla sürekli iç içe olmam benim için kesinlikle bir avantaj oldu diyebilirim.
AKINSOFT ve projeleri hakkında neler düşünüyorsunuz?
Tüm çalışmalarımda kendime hep AKINSOFT’u örnek aldım. Çocukluğumuz hep AKINSOFT’u dinleyerek geçti. Yaptığı her çalışma ve gerçekleştirdiği her proje ile sürekli gündemde kalması takdir edilecek bir olay. Takip ettiğim ve kendime model seçtiğim, örnek aldığım tek firma olan AKINSOFT’u çok seviyorum.


Tebrik edilecek bir çalışma. Belkide büyük bir yeteneğin doğuşuna şahit olmaktayız. Başarılar dileriz.
Gerçekten çok önemli projeler düşünmüş, Tebrikler…