“TÜBİTAK Ar-Ge Günü” toplantısı

tubitak_arge_gunuDevlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, “Kendi güvenlik bilgisini bizzat kendisi üretmeyen, üretemeyen, kendisi tarafından üretilmiş olan ileri teknolojiye sahip olmayan bir ülkenin kendi güvenliğinin güvence altında olduğunu iddia etmesi kolay değildir” dedi.

Başkanlığını Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın’ın yaptığı “Karadeniz Bölgesi TÜBİTAK Ar-Ge Günü” toplantısı, Samsun, Amasya, Sinop, Ordu, Tokat ve Çorum illerinden yoğun bir katılımla Samsun’da gerçekleşti. Toplantıya Bakan Aydın’ın yanı sıra, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş, Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Amasya Valisi Halil İbrahim Daşöz, Ordu Valisi Orhan Düzgün, Sinop Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Çorum Valisi Mustafa Toprak, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ahmet Yeni, Birnur Şahinoğlu ve Fatih Öztürk, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun, Amasya, Sinop, Ordu, Tokat ve Çorum illerinde bulunan üniversitelerin rektörleri ve yardımcıları, OMÜ fakülte dekanları, öğretim üyeleri, illerin özel idare genel sekreterleri ve bazı kurum müdürleri katıldı.

“Karadeniz Bölgesi TÜBİTAK Ar-Ge Günü” toplantısında konuşan Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, bilim, teknoloji ve yeniliğin; uzun dönemli ekonomik ve toplumsal gelişmenin en önemli itici gücü olduğunu belirterek, “güçlü ekonomiler ancak bilim, teknoloji ve yenilik ekseninde sürdürülebilir rekabet gücüne ulaşabiliyorlar ve bu gücü devam ettirebiliyorlar. Ülkemizin uluslararası arenada rekabet gücünü artıran ilk 10 büyük ülkenin arasında olabilmesi ve onlarla birlikte yarışabilmesi için Ar-Ge çalışmalarında başarıyı en yüksek noktaya çekmemiz gerekir. Bilim, teknoloji ve yenilik odaklı güçlü ekonomi bir ülkenin siyasi istikrarına, demokrasinin derinleşmesine, o ülkenin güvenliğine ve uluslararası itibarına da doğrudan etki ediyor. Kendi güvenlik bilgisini bizzat kendisi üretmeyen, kendisi tarafından üretilmiş olan ileri teknolojiye sahip olmayan bir ülkenin kendi güvenliğinin güvence altında olduğunu iddia etmesi kolay değildir. Biz bir yandan teknoloji ve yenilik politikalarımızın önceliklerini içinde bulunduğumuz şartlara kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlara göre belirlemeye çalışırken, bir yandan da bilgi toplumuna ulaşmanın bir icabı olarak bilgi dediğimiz toplama bir bütün olarak bakmaya gayret ediyoruz. TÜBİTAK’ın sosyal ve beşeri bilimler boyutunu güçlendirme çabasının ana amacı da bu bilgiye toplu bir bakışı yönetmektir. Eğer insan ve onun hayat mekanı hakkında güvenilir bilgiye sahip değilsek sözünü ettiğimiz bilimden, teknolojiden ve yenilikten devşirdiğimiz güç kalım meselesi olabilir diye konuştu.

tubitak_arge_gunu2

Türkiye’nin son yıllarda, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında büyük bir atılım içinde olduğunu belirten Bakan Mehmet Aydın, “Kamu kaynaklarından Ar-Ge harcamalarına ayrılan payın son dönemlerde artmış olmasının bilim, teknoloji ve yenilik alanındaki çalışmalara ivme kazandırdığı ortadadır. Bu gelişmeleri daha da hızlandırmak amacıyla gerek ülke gerek bölge düzeyinde Ar-Ge ve yenilik potansiyelini ortaya çıkartarak bölgemizin ve ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir kılmak hedeflenmektedir. 2002 yılında 3 milyar lira, 2008 yılında 7 milyar civarında Ar-Ge harcaması yapıldı. 6 yıl içerisinde 3 kata yakın bir artış gerçekleştirdik. Türkiye’nin 2002-2007 yılları arasındaki artış hızına bakıldığında dünyada yüzde 119 Ar-Ge yatırımlarında Çin’den sonra 2. konuma gelmiştir. Ülkemiz 2002-2007 yılları arasında dünyada araştırmacı sayısını hızla artıran 2. ülke olmuştur. 2002 yılında 29 bin olan tam zaman eşdeğer araştırma personeli sayısı 2008 yılında 67 bine ulaşmıştır. Kamu kaynaklarından ayrılan pay, özel sektörün Ar-Ge çalışmalarını da güçlendirmiştir. Özel sektörün Ar-Ge fonlaması 2007 yılında tarihimizde ilk kez kamu fonlarını yakalayabildi. Özel sektör tarafından gerçekleştirilen Ar-Ge harcamaları da ilk kez kamu sektöründeki harcamaları geçmiş durumdadır. Sadece 2009 yılı içerisinde TUBİTAK desteklerinden ilk defa faydalanmak için bine yakın firma başvuruda bulundu. 2009 yılında TUBİTAK ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kaynaklarından özel sektörün Ar-Ge ve yenilik projelerine 240 milyon lira ayrıldı. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen gelişmiş ülkelerle mukayese ettiğimizde, ülkemizin ve bölgemizin sahip olduğu büyük potansiyeli göz önüne aldığımızda, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarında birlikte yakalayabileceğimiz yeni fırsatlar ile kat edebileceğimiz uzun yolumuzun olduğunu biliyoruz. Karadeniz’de üniversite sayısı her yıl giderek artmaktadır. Üniversitelerin yanında kamu ve özel sektör araştırma merkezleri de bilgi üreten kurumlarımızdır. Bilginin hizmete çevrilmesi ancak özel sektör aracılığıyla mümkün olmaktadır. 3′lü sacayağını oluşturan, bilgi üreten, fonlayan ve bilgiyi ürüne dönüştüren kesimler arasındaki işbirliği olmadığı sürece üretilen bilgiden azami ölçüde faydalanmak mümkün değildir. Hükümetimiz tarafından başlatılan Ar-Ge ve inovasyon konusundaki atılıma özel sektörün daha fazla katılmasını, elini daha fazla taşın altına koymasını bekliyoruz.” Dedi. Karadeniz Bölgesi’ndeki Ar-Ge ve inovasyon potansiyelini ortaya çıkartmanın ve rekabet gücünü arttırmanın, sürdürülebilir kılmanın tüm tüm hedefi olması gerektiğini belirten bakan Aydın, son yıllarda ulusal boyutta başlatılan Ar-Ge ve yenilik atılımına Karadeniz bölgesinden daha fazla bir katılım olmasını beklediklerini belirtti.

Yorumları Cevapla

Son Yorumlar:

  • bedia: dayıcım seni çok seviyorum herşeyin engüzeli senin...
  • Şevket Karaköse: Selamlar Bekir hocam.Yeni göreviniz...
  • levent: ya bu konularda meraklıyım ama su robotla yazılım...
  • murat: bence onlar olmaycak :3
  • murat: :D