Konya İl Milli Eğitim Müdürü Halil ŞAHİN İle Yeni Eğitim Öğretim Dönemi ve Bu Dönemdeki Projeleri Üzerine Keyifli Bir Söyleşi

halil_sahin

“Tabi AKINSOFT’un bilgi teknolojileri konusunda uzmanlığı tartışılmaz. Eğitime de büyük bir katkısı var. Sosyal sorumluluk anlamında, ticari amaç gütmeden “Biz de  bu işin içerisindeyiz.” dedikleri için,  doğrusu  en basit ama en önemli kelimeyle – ondan daha öte bir kelime olsa onu kullanacağım – müteşekkiriz, minnetlerimizi ifade etmek istiyoruz.”

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ?

Konya Karatay doğumluyum. İlk, orta ve yüksek tahsilimi Konya’da yaptım. Öğretmenlik benim çocukluk ideallerimin arasındaydı ve 80’li yılların başında Adıyaman’ın o zamanlar kasaba olan Besni’ye bağlı Tut kasabasında göreve başladım. Daha sonra yine Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde 4 yıla yakın öğretmenlik yaptım. Daha sonraki dönemler benim öğretmenliğimle birlikte yöneticiliğe de başladığım dönemlerdi. Konya’nın Çumra ilçesinde müdür yardımcılığından başlamak üzere hem öğretmenlik hem müdür yardımcılığı ardından müdür başyardımcılığı ve devamında bir çok öğretim kurumunda okul müdürlüğü yaptım. Sonra biraz yöneticiliğe ara verdim. Öğretmenliğe devam edeyim, çünkü öğretmenliğin ayrı bir hazzı ve zevki var bunu biraz daha tadayım diye düşündüm. Öğretmenliğe devam ederken yeni bir imkan doğdu; il yöneticiliği gündeme geldi. Ve kısmetmiş arkasından da Milli Eğitim Müdürlüğü görevi oldu. Şu anda yönetici ve öğretmen arkadaşlarımla birlikte bu eğitim sorumluluğunu üstlendik. Gücümüzün yettiği kadarıyla da  götürmeye çalışıyoruz.

2011- 2012 Eğitim Öğretim Dönemi başladı. Yeni dönemdeki projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Biliyorsunuz artık projesiz bir hayat düşünemiyoruz. Projelerde başarılı olabilmek için de iyi bir veri tabanınızın olması gerekir. Yani istatistikî bilgiler net, doğru ve reel olmalı. O bilgilerin üzerine proje yapmalısınız. 2011-2012 Eğitim Öğretim yılı başladı, geçmiş yıllardan da gelen projeler var. Bir çok kurumda olduğu gibi biz artık yapacaklarımızı yaptık şu anda rölanti bir hayat devam ediyor deme imkanımız yok çünkü muhataplarımız canlı varlıklar yani bizden parça; insanlar, yavrularımız. Dünya çok hızlı değişiyor. Bilgi kendisini çok kısa sürede yeniliyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi 10 yıl, 30 yıl yahut 50 yılda bilginin kendisini yenilemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Hatta projelerde aylık hedefler koyuyorsunuz bakıyorsunuz aylar kısalmış ay diye koyduğunuz süre 10 günde değişmiş ve projelerde tadilat yapmanız gerekiyor veya revizyona giriyorsunuz. Öyle olunca bundan sonraki süreçte demek ki zaman sizin koyduğunuz zaman gibi değil çok daha kısa sürede kendini yenileme ihtiyacı doğuruyor. Bu bakımdan da biz Konya’da önceki yapılanların iyileştirilmesi olarak baktık hadiseye. Örgün eğitimde derslikleriniz, okullarınız, okulların fiziki alt yapısı ve ona bağlı kafeteryanız, çok amaçlı salonlarınız, spor salonlarınız, okul bahçenizin de bunlarla birlikte iyi olması durumunda eğitim doğrudan etkileniyor.
Bir sınıfta 60 çocuğun eğitim görmesiyle 30 çocuğun eğitim görmesi farklı. Hem bakanlığımızın hem hükümetimizin ortaya koyduğu normal öğretimde 30’ar kişilik sınıflar hedefini yakalamak üzere bizde elimizden gelen gayreti gösterdik. Konya’da 60’ın 70’ in üzerinde öğrencinin olduğu dönemleri biliyorum. O dönemlerden şu anda ortalama olarak bakarsak 30’arlı rakamları yakalamış olduk ama lokal olarak baktığımız zaman ortalama bizi biraz yanıltıyor.

Tabi bunun yanında müfredat değişti biliyorsunuz. 7-8 yıl oldu değişeli ama çok sık değişiyor endişesi hala bize geliyor. Hatta zaman zaman bu kadar değişmeli mi diyoruz ama bir taraftan da hepimiz her iki cümleden birini değişim olarak kullanıyoruz. Yani her şey çok gelişiyor, hayat değişiyor, şartlar değişiyor,  problemler değişiyor, çözüm yolları değişiyor. Bu kadar değişkenin olduğu bir yerde biz müfredatı, okuldaki verdiğimiz bilgileri değiştirmeyelim, eskisi gibi devam etsin deme imkânınız yok. Değişime ayak uydurma durumundayız. Bu kadar değişkenlik içerisinde elbette müfredatınız da değişecek. Dünyadaki sınırlar şöyle veya böyle haritalar üzerindeki gibi görünüyor ama; artık yarım saat sonra bir başka ülkede, hatta 3-5 saat sonra dünyanın en uzak ülkelerinde olabiliyoruz biyolojik olarak. Tabi bunun yanında ders araç gereç ve malzemelerini, bilgi teknolojilerini de eğitimde çok iyi kullanmamız gerekiyor. Biliyorsunuz her gelişen teknolojinin olumsuz tarafı da var. Yani bilgi kendini sürekli yenilerken hayat kolaylaşırken sosyal refah düzeyi yükselirken beraberinde olumsuzlukları da getiriyor. Bunu olumlu kullanabilmenin yolu eğitimdir. Yani siz teknolojiyi öyle kullanıyorsunuz ki dünyayı ortadan kaldırabilecek buluşlara imza atabiliyorsunuz ya da dünyanın herhangi bir yerinde acı çeken birinin derdine deva olabiliyorsunuz. Bu bakımdan eğitimde bilgi teknolojilerini en üst düzeyde kullanmamız gerekiyor ki hem ekonomik olsun hem de zamandan tasarruf yapalım. Kullandığınız araç gereç de çok önemli. Tabi bunları yan yana getirdiğinizde başarılı olabilmeniz için en önemli varlık insan. Biz bu yıl; tüm bu faktörleri yan yana koyduk, fiziki yapıları iyileştirilmiş, bilgi teknolojilerini en üst düzeyde kullanabilen, motivasyonu yüksek insan kaynakları ile yüksek verim almak için eğitim öğretime girdik.
2011-2012 eğitim öğretim yılında da en büyük arzumuz; biraz önce de bahsettiğimiz etkenleri birleştirerek çocuklarımızı kendilerini daha çok ifade edebilen, merkezi sınavlarda başarılı olabilen, kendi değerleriyle daha çok tanışmış, dünya çocuklarıyla rekabet edebilecek şekilde donanımlı bireyler olarak yetiştirebilmek.

Sizce; teknoloji ve bilimin eğitim öğretimdeki önemi nedir?

Bilgi ve teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, bilgiye erişimi hızlandırıyor ve zamanı kısaltıyor. Bu sebeple bilim ve teknoloji eğitimin olmazsa olmazlarından. Düşünün ki büyük projeleriniz olacak  ve projeleriniz reel verilere dayanacak.Bunu elde edebilmenin yolu da bilgi ve teknolojiyi   etkin kullanmanıza bağlı. Kitaplar, ansiklopediler  elbette bilgi bakımından çok önemli ama kütüphanede ansiklopediyi arayıp bilgiye ulaşım ile teknolojiyi kullanarak anında bilgiyi elde etmek arasında dağlar kadar fark var. İspanyada ınformal  öğrenme diye bir AB projemiz vardı ben de katıldım. O projede biz e-okulu tanıttık, yani bizim 16.5 milyon öğrencimizin bilgisayar sistemi içerisinde her türlü bilgisinin kayıtlı olduğu, çocuğun okula gelmediği tarihlerin, çocuğun notlarının, çocuk ile ilgili tüm bilgilerin içerisinde olduğunu ayrıca; 700 bin civarında öğretmenin atama ve yer değiştirme de dahil bütün işlemlerinin internet üzerinden yaptığımızı anlattığımız zaman dudakları uçukladı desem abartmış olmam doğrusu. Okullarımızdaki bilgisayar laboratuarlarını bilgi teknoloji sınıflarına dönüştürme çalışmalarımız devam ediyor. Selçuklu Belediyesi geçen sene bazı sınıfları bilgi teknoloji sınıfı haline getirdi. Yani projeksiyon cihazı, akıllı tahta ve bilgisayarlarla donatarak bu sınıflarda eğitim vermek gibi bir uygulama başlamıştı ve hala birçok okulumuzda da bu devam ediyor. Bilgi teknolojileri deyince elbette Fatih Projesinden de bahsetmek gerekiyor. Ülke genelinde bir Fatih Projesi geliştiriliyor biliyorsunuz. Kurulumunun tamamlanması ile birlikte tüm bilgileri hatta değişebilen bilgileri bile bilgisayar teknolojisi ile hızlı bir şekilde çocuklarımıza ulaştırabilmek söz konusu olacak. Hem çocuklarımızın hem öğretmenlerimizin kullanımına verilecek  olan tablet bilgisayarlar da bilgi teknolojilerini  maksimum seviyede kullanmamıza yardımcı olacak.
Biraz kendi öğrenciliğimizi hatırlayalım. Evde bir matematik problemi çözerken bir noktaya gelip tıkandığımız günler olurdu. Kitapları açardık, alıştırmalara bakardık çözemezdik. Öğretmenimize ulaşmak mümkün değil, arkadaşlarımızın evleri uzak.  Devamında çözeceğim problemler de var ama öylece kalıyor. Ertesi gün okula geliyorsunuz belki çok basit bir yöntem istiyor, yani biri elinizden tutuverse aşacaksınız ama mümkün değil. Şimdi bu interaktif yöntemle çocuğumuz günün her saati bilgisayar üzerinden hem arkadaşlarıyla hem de öğretmenleriyle irtibat halinde olacak. Bir bilgiye ihtiyacı olduğunda bilgisayarından en güncel bilgiye ulaşabilecek. Birçok AB ülkesine gittim. Çok gelişmiş diye düşündüğümüz ülkelerde bile bilgi teknolojisini eğitimde kullanma konusunda birçoğundan öndeyiz.

AKINSOFT’a Müteşekkiriz

Tabi bilgisayar ve bilgi teknolojilerinden bahsettiğimiz zaman bu kolaylığı sadece araçlar sağlamıyor. Yani siz bilgiyi hazırlayıp içine yüklemelisiniz ki veya yazılımlar geliştirmelisiniz ki kendisinden istifade edebilesiniz. Yoksa aklınızdan geçenleri ekrana taşıyacak sihirli bir değnek ihtiyacı doğar ki böyle bir şey mümkün değil. Yani bütün bu gelişen teknolojinin içinde de insan beyni var mutlaka. Bu noktada da AKINSOFT geliyor akıllara. Yazılımlar olmazsa nihayetinde bir araçtır tüm teknolojik aletler. Orda öylece durur. Hareket etmeyen bir araç bizi hiçbir yere götüremez, hareket etmesi gerekir ama bir kaptana ihtiyacı vardır. Yazılımlar da direksiyondaki kaptandır aslında.
Tabi AKINSOFT’un bilgi teknolojileri konusunda uzmanlığını tartışılmaz. Eğitime de büyük bir katkısı var. Sosyal sorumluluk anlamında, ticari amaç gütmeden “Bizde  bu işin içerisindeyiz.” dedikleri için,  doğrusu  en basit ama en önemli kelimeyle – ondan daha öte bir kelime olsa onu kullanacağım – müteşekkiriz, minnetlerimizi ifade etmek istiyoruz. Teşekkürümüzün yanında bu katkının artarak devam edeceği inancımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. AKINSOFT’un kapısını ne zaman çalsak geri dönmedik, dönmeyeceğimizi de biliyoruz. Zaten bu şahsımızın, sizin şahsınızın ya da AKINSOFT gibi bir kuruluşun kendi geleceğiyle ilgili bir hesap değildir. Bu, ülkenin, milletin ülke çocuklarının geleceğiyle  ilgili bir oluşum. Bu bakımdan AKINSOFT’da üzerine düşeni yapıyor, zira hiç çekinmeden kapısını çaldığımız yerlerden bir tanesi. Yine  bundan sonra da destek alabileceğimizi, yazılımlarından istifade edebileceğimize inancımız sonsuz. Biz hiç sıkılmadan, çekinmeden geleceğiz; yine o kapıyı çalacağız.

AKINSOFT’a başarılarının devamını diliyor, teşekkür ediyorum.

Yorumları Cevapla

Son Yorumlar:

  • murat: teknoloji çok güzel ama hava ve çevreye kirlilik...
  • cebrail: sesin tanimi sadece elektronikci bir insanin...
  • bedia: dayıcım seni çok seviyorum herşeyin engüzeli senin...
  • Ahmet: Levent bey, içine bir bilgisayar yerleştirirseniz,...
  • Şevket Karaköse: Selamlar Bekir hocam.Yeni göreviniz...