Inovax.net » AKINSOFT http://www.inovax.net/inovax Innovative Technology Tue, 29 Nov 2011 12:49:50 +0000 http://wordpress.org/?v=2.8.2 en hourly 1 Ses Nedir? Nasıl Duyarız? Robotlarda Duyma Eylemi Nasıl Gerçekleşir? http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/ses-nedir-nasil-duyariz-robotlarda-duyma-eylemi-nasil-gerceklesir/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/ses-nedir-nasil-duyariz-robotlarda-duyma-eylemi-nasil-gerceklesir/#comments Sat, 26 Nov 2011 09:28:18 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4053 mehmet_saatci

Canlılarda ve makinelerdeki algılama sistemlerinden duyma konusunu ele alacağız bu sayımızda. Canlılarda duyu sistemi nasıl çalışır? Makinelerde muadili nasıl oluşturulur?

Duymayı anlatmak için öncelikle sesin oluşumunu ve aktarımını bilmemiz gerekiyor. Nasıl ki gözleri kör olan bir kişi için ışığın ve renklerin bir anlamı yoksa, doğuştan itibaren duyma yetisi olmayan biri için de ses diye bir şey yoktur. Öyleyse ses nedir? Nasıl oluşur? Canlıların duyabileceği sınırlar nelerdir?

Ses Nedir?
Ses; atmosferde bulunan hava dediğimiz değişik oranlardaki gazlardan (% 78′i azot, % 21 oksijen ,%1 oranında asal gazlar, hidrojen, helyum, argon, kripton, ksenon, neon) oluşan bir kütledir.

Dünya yer küresinin yüzeyinden yaklaşık 400 km kalınlığa kadar ulaşır, yükseklere çıkıldıkça seyrekleşir ve her yerde homojen değildir. Bu gazlar serbest halde dolaşır. Herhangi bir malzemenin mekanik titreşimlerine tepki gösterir. Bu mekanik titreşimlerle eş zamanlı oluşan hava kütleciklerine ses diyoruz. Yani ses sadece havanın olduğu yerde vardır. Hava yoksa canlılar için ses de yoktur.

Akciğerlerimize çektiğimiz havayı geri verirken hava ses tellerimizden geçer. Tellerin mekanik titreşimleri sonucunda genleşip daralan hava paketçikleri oluşur. Bu paketler bir sonraki hava moleküllerine  enerjilerini  aktararak gittikçe enerjilerini kaybederler ve belli bir mesafeden sonra sönerler. Bu durum sesi oluşturan kaynağın genliğine bağlı  olarak daha  yakına veya uzağa gitmesini  sağlar. Genellikle desibell (db) cinsinden ölçümlendirilir.

Nasıl Duyarız?
Yeterli enerji seviyesine sahip hava paketçikleri kulağımıza ulaştığında duyma eylemi gerçekleşir. Kulağımız üç ana katmandan oluşur; dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Dış kulak, kulak kepçesi ve kulak borusundan ibarettir. Kulak kepçesi hava paketlerini yakalar ve sesin yönünü bulmamıza yardımcı olur. Yakalanan ses paketleri, kulak borusundan ilerleyerek orta kulağın bir parçası olan kulak zarına gelir ve paketler soğan zarına benzeyen kulak zarını titreştirir. Kulak zarı bu titreşimleri 12-19 kat arttırdıktan sonra kendine bağlı ardışık üç kemik (Örs, Çekiç, Üzengi) aracılığıyla iç kulağa aktarır.  İç kulaktaki Perilenfa sıvısı bu kemikler tarafından titreştirilir.
Buradan da Endolenfa Membranına ulaşırlar. Endolenfa’daki dalgalanma ince kıl şeklindeki reseptörleri (Corti Organı) uyarır. Bu işlem, sinir impulslarının başlamasını ve işitme siniri ile beyne taşınmasını sağlar. Beyin bu sinyalleri yorumlar ve böylece duymuş oluruz. Yalnız, bu doku sistemlerinin yapıları gereği yakalayabilecekleri bir titreşim sınırı vardır. Bu sınır insanlar için saniyede yirmi ile yirmi bin (20 – 20.000 Hz) titreşim arasında olur. Bu sınır canlılar arasında farklılık gösterir. Saniyede  beş titreşim kullanan canlılar (fillerin kullandığı) olduğu gibi, otuz beş kırk bin titreşim kullanan canlılar da (yarasalar) bulunmaktadır. Çocukların ve gençlerin kulakları yetişkinlere göre daha yüksek frekanslı seslere (titreşimlere) duyarlıdır.  Saniyedeki titreşim veya dalga sayısına frekans denir ve birimi Hertz (Hz) dir.  Ses havada etki yöntemi  ile dağıldığından belli bir hızı vardır. Bu hız normal sıcaklık altında (23 santigrat) saniyede 333 mt / sn dir. 32 santigrat derece civarında 340 /sn dir. Sesin bu özelliği kullanılarak sonar radarları geliştirilmiştir.

İki kulağımız olduğundan, ikisi arasındaki ses şiddetini kıyaslayarak sesin geldiği yönü bulabiliriz. Kulağımızda genzimize açılan bir kanal (Östaki Borusu) vardır. Bu kanal, kulak içi basıncın ayarlanmasında kullanılır. Genellikle kendi sesimizi bu kanaldan gelen titreşimler vasıtası ile duyarız. Bu sebeple de kendi sesimizi bir kayıt cihazından dinlerken tanıyamayız. Bunun nedeni; biz konuşurken sesin çoğunluğunun Östaki Borusu’ndan gelmesidir. Kendi sesimizi bu şekilde tanımlarız. Sesimizi kayıt cihazından dinlerken, sesimiz dış kulak yoluyla beyne ulaştığından tanıyamayız.

Robotlarda Duyma Eylemi Nasıl Gerçekleşir?

Robotlarda duyma, şu an için canlılardaki kadar gelişmiş olmasada yapısal olarak canlılardakinin kopyası sayılabilir. Ses önce mikrofon dediğimiz ses paketlerini elektrik sinyallerine çeviren  kompanente girer. Buradaki kulak zarına benzeyen diyaframa çarpar ve diyafram hareketleri çeşitli  elektrik üretme mekanizmalarından biri vasıtası ile (Genellikle sabit bir mıknatıs üzerinde diyaframa tutturulmuş bir bobin) elektrik sinyallerine dönüştürülür. Fakat üretilen bu sinyaller işlenebilmek için yeterli büyüklükte (Genlikte) olmadıklarından bir yükselteç (Amplifikatör) yardımıyla gerekli seviyeye yükseltilir. Bu elektrik sinyalleri bilgisayar tarafından çözümlenebilecek nitelikte olmadıklarından bilgisayarların çalışma prensibini oluşturan binary sisteme uyarlanmaları gerekir. Analog digital çevirici (A/D Converter) bir sistemle analog sinyaller sayısal sinyallere çevrilerek bilgisayara aktarılır. Bilgisayara önceden yüklenmiş olan seslere karşılık gelen sayısal verilerle karşılaştırılır ve buna karşılık gelen komut yerine getirilir. Bilgisayarların hızları arttıkça bu komutları değerlendirme ve işleme zamanı azalmakta, seslerin daha hassas işlenebilmesi sağlanmaktadır. Bugün aynı yöntem birçok şirket tarafından insansız telesekreter hizmeti verecek şekilde de kullanılmaktadır.

akinci

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/ses-nedir-nasil-duyariz-robotlarda-duyma-eylemi-nasil-gerceklesir/feed/ 2
Gelecek İçin Stratejik Bir Başlangıç Noktası, AKINSOFT İnsan Kaynakları Departmanı http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/gelecek-icin-stratejik-bir-baslangic-noktasi-akinsoft-insan-kaynaklari-departmani/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/gelecek-icin-stratejik-bir-baslangic-noktasi-akinsoft-insan-kaynaklari-departmani/#comments Sat, 26 Nov 2011 09:22:19 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4034 hasan_bozyigit

“Bir hayalim vardı. Tanımı, departmanı, görevi fark etmez… Adı ne olursa olsun bir gün AKINSOFT ekibinin arasında ben de olmak istiyorum.” ya da “İyi bir gelecek, istediğim bir kariyer ve elbette sonrasında yüzümü güldürecek bir maddi kazanç” diyenlerin departmanıdır AKINSOFT İnsan Kaynakları Departmanı.

Yıllarca süren okul serüveninin sonunda hep iyi bir kariyer hayal etmişizdir. Okul hayatı bitti mi hayatın ilk adımını atmaya hazırlanırız hemen. Öncesinde küçük bir tatil yaptıktan sonra tabi ki. Çalarız kapıları tek tek. Elden CV bırakırız. İnternetten araştırır, başvurularda bulunuruz. Çoğumuz bu süreçte o kadar yıpranırız ki ne oluyor deriz. Her gittiğimiz yer bize tecrübe sorar, askerliğimizi sorar, yetkinliğimizi ölçer. Bir başlangıç noktası bulsak çok şey yapacağız deriz. Ama birçoğumuzun bu süreçte heyecanı gider, şevki kırılır. Ya öylesine bir yerde işe girer çalışmaya başlarız ya da erkekler için askerlik görevimizi yapmaya koşarız. Hayat dedik ya. Hayata ilk adım atar atmaz gerçekler karşımıza çıkar. Ve tanışırız hayatla…

İşte birçok yeni mezun arkadaşımızın ilk yaşadığı süreçtir bu süreç. Bu süreci yaşadıktan sonra kendi kendilerine birçok telkinde bulunurlar. Bizde birçok seminerimizde üstüne basmışızdır. Okul sürecinde kendinizi geliştirin, yetkinliklerinizi arttırın ve hedeflerinizi belirleyin diye. Ancak birçok arkadaşımız bu adımları atlayarak mezun olur ve şansı da yerinde değilse bilinen sonuçla karşı karşıya kalır.

AKINSOFT olarak, hayatın her aşamasında en önemli faktörünün insan olduğunu bilerek başladık. Hatta vizyonumuza da ekledik. “İnsana ve insanlığa değer verilmeyen köşe kalmasın.” dedik. AKINSOFT İnsan Kaynakları Departmanı olarak, ilk işe alım süreçlerinde kişinin genel kültür, yetenek, kişilik envanteri ve teknik bilgisinin ölçülmesinin yanında en çok dikkat ettiğimiz noktalardan birisi de bireyin vizyon sahibi olmasıdır. AKINSOFT’u ideallerinin arasına koymuş olması da artı bir değerdir elbette. Tecrübe olmayabilir ki nitekim firmamızda çalışan birçok arkadaşımızın ilk iş tecrübesidir. Ancak tamamlayıcı faktörlerinde olması gerekir. Yetkinlik bu adımların en önemlisidir. Yorum yapabilme, aktif bir kişiliğe sahip olma, düzenli bir hayata sahip olma, askerlik durumu, mezun olduğu okulun sektörümüzle ilgili olması gibi etkenler de göz ardı edilmemelidir tabi ki. Aslında bireyin ne istediğini çıkartmaya çalışır İnsan Kaynakları Departmanı. Eğer bireyin istekleri ile firmanın verebilecekleri örtüşüyorsa işte o zaman gerçekten verimli bir iş ortaklığı kurulmuş demektir. Testler, mülakatlar hep bunun içindir. Sizi tanımaya çalışırız. Elbette sizin de firmayı tanımanız için elimizden geleni yaparız. Tek taraflı isteklerin karşılanması elbette doğru olmayacaktır.

Üretken ve işinde başarılı olmanın en önemli adımlarından biri doğru meslek seçiminin yapılmış olmasıdır. Yaptığınız işte mutlu olmazsanız, hayatınız da zevkli ve yaşanabilir olmayacaktır. Eğer birçok süreçten geçip başladıysanız iş hayatına, işte o zaman keyfinize diyecek yoktur. Ancak her şey tamam değildir. Aslında yeni başladı da diyebiliriz. Çünkü bir çalışan olarak firmaya, pozisyonunuza göre bir şeyler verebilmeniz, üretmeniz, faydalı olabilmeniz gerekmektedir. AKINSOFT olarak bu departmanda bireylerin daha çok başarılı olabilmesi için doğru konuma yerleştirmenin önemini hep bildik. Elbette zaman zaman bireylerin istekleri, hayat koşulları ve idealleri değişebildi. Bu durumda da kariyer planlamasını buna göre yaptık. Çünkü çalışanın verimli olabilmesi için, işini severek yapabilmesi, kısaca mutlu olabilmesi şart. Çalışan firmaya karşı bir şeyler verebilmeli, faydalı olabilmeli, üretken olmalı. Bu noktada da iyi bir gözlemci olunması gerekir. Hiç bilmediğiniz bir yapı içerisindesiniz. Faydalı olabilmek için öncelikle işinizi iyi tanımanız gerekir. İşte tam bu noktada AKINSOFT İnsan Kaynakları departmanı olarak çalışanlarımızın bu eksiklerini gidermek adına periyodik ya da ihtiyaca göre Departman niteliklerine göre çeşitli eğitimler düzenlemekteyiz. Bu eğitimlerle çalışanlarımızın işine daha da hakim olmasını sağlayarak özgüven sahibi, verimli, kaliteli bir personel olmaları yönündeki adımları atmaktayız. Elbette departman yöneticilerinin de gün içerisinde sürekli irtibatta olarak eksiklerini tamamlaması yönündeki telkinleri de bu süreci hızlandırmaktadır.

Okul bitti, başvuruları yaptık, süreçleri geçirdik, işe alındık, eğitimlere girdik, işimizi tanıdık… Evet. Firmamız artık bizden performans bekliyor. Dolayısıyla diğer iş arkadaşlarımızla istesek de istemesek de tatlı bir maratona gireriz. En başarılı ben olacağım olgusu vardır hepimizde. Eee, öyle de olmalıdır. En zor ve karmaşık işlerden biridir performans ölçmek aslında. Adil olmalı, başarıyı sayısal olarak ifade edebilmelisiniz. Biz de bu noktada her zaman göreceli kavramlar yerine, itiraz götürmez değerleri seçmeyi tercih ettik. Bu sayede iş arkadaşlarımız da şeffaf bir politika izlememizden dolayı bu değerleri sahiplendi ve başarı göstermek için var gücüyle çalışmaya gayret gösterdi. Bir faktör daha var ki asla unutulmamalı. “Motivasyon” Bu nedenle zaman zaman gerçekleştirdiğimiz sosyal aktiviteler yoğun iş temposunun yükünü bir nebze de olsa atabilmek için faydalı olmaktadır.

AKINSOFT İnsan kaynakları departmanı olarak şunu çok iyi biliyoruz; insan olgusu ile uğraşırken saydıklarımız gibi yüzlerce şey daha sayılabilir. Psikolojik destek, ücret yönetimi, sosyal hayattaki paylaşımlar, çalışanımızın bilgi ve tecrübelerini arttırabilmeleri için ek eğitimler….. gibi. Zor yanları da bir hayli fazla tabi ki. Her karaktere göre hareket edebilmeli, ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamalısınız. Ama en güzel tarafı da bir iş arkadaşımızın başarısıyla güzel bir kariyer elde etmesi, iyi bir kazanca sahip olması ve mesai bitiminde güler yüzle eve dönmesidir.

Hasan BOZYİĞİT
AKINSOFT İnsan Kaynakları ve Bayi Satış Müdürü

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/gelecek-icin-stratejik-bir-baslangic-noktasi-akinsoft-insan-kaynaklari-departmani/feed/ 0
AKINSOFT 7. Bonus Dönemi Ödül Takdim Ve Tatil Organizasyonu Coşkusu, AKINSOFT Altın Klavye Üstün Başarı Ödülü http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsoft-altin-klavye-ustun-basari-odulu-ve-7-bonus-donemi-odul-takdim-ve-tatil-organizasyonu-coskuyla-kutlandi/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsoft-altin-klavye-ustun-basari-odulu-ve-7-bonus-donemi-odul-takdim-ve-tatil-organizasyonu-coskuyla-kutlandi/#comments Sat, 26 Nov 2011 08:56:06 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4104 7_bonus_AKINSOFT’un gelenekselleşen Bonus Dönemi Ödül Takdim Ve Tatil Organizasyonlarının 7.si 20-23 Ekim 2011 tarihleri arasında Antalya Le Chateau De Prestige Resort Spa Thalasso Otel’de gerçekleşti. 300’ü aşkın davetlinin katıldığı törende AKINSOFT Ailesi yeni başarılara imza atmış olmanın gururunu ve mutluluğunu doyasıya yaşadı. Birbirinden güzel ödüller kazanan AKINSOFT Çözüm Ortaklarının yanı sıra yüksek performans gösteren AKINSOFT Personelleri de başarılarının taçlandırılmasının gururunu yaşadı.

7.Bonus Dönemi boyunca yüksek performans gösteren AKINSOFT Çözüm Ortakları keyifli bir tatil geçirerek hem yorgunluklarını attılar hem de tatil sonunda gerçekleştirilen Ödül Takdim Töreninde kazandıkları ödüller ile motivasyon depoladılar. Otomobil, televizyon, notebook, projeksiyon cihazı gibi ödüllerin yanı sıra unutulmaz bir tatil kazanan AKINSOFT Çözüm Ortakları yeni dönem için tam motivasyonla tatillerini sonlandırdılar.

Renault Yeni Symbol kazanan AKINSOFT Gaziantep Bölge Bayi Egen Bilgisayar’ın yetkili ismi Yusuf KISACIK ve Dacia Logan Sedan kazanan AKINSOFT Gaziantep Şahinbey Ana Bayi Gümüş Bilgisayar’ın yetkili ismi Muhittin GÜMÜŞ ise araçlarını teslim almanın mutluluğu ile tatillerine son verdiler.7_bonus

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsoft-altin-klavye-ustun-basari-odulu-ve-7-bonus-donemi-odul-takdim-ve-tatil-organizasyonu-coskuyla-kutlandi/feed/ 0
Doç. Dr. Başak SOLMAZ ile “Kurumsal İletişim ve Markalaşma” Üzerine Keyifli Bir Söyleşi http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/doc-dr-basak-solmaz-ile-kurumsal-iletisim-ve-markalasma-uzerine-keyifli-bir-soylesi/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/doc-dr-basak-solmaz-ile-kurumsal-iletisim-ve-markalasma-uzerine-keyifli-bir-soylesi/#comments Sat, 26 Nov 2011 08:12:39 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4075 basak_solmaz

“Kurumsal davranışlar herkesin ortak geliştirdiği kuruma ait davranışlardır. Kurum içinde bazen kar yağar bazen bulutlar dolaşır bazen yağmur yağar. Ama önemli olan güneşin her zaman doğacağını bilebilmektir ve her daim bu inancı birlikte sağlamaktır.”

Hocam merhabalar, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz ?

Merhabalar arkadaşlar, hoş geldiniz. Tabii ki; 1993 yılında üniversiteyi bitirdim. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak göreve başladım.1998 yılında doktora yapmak amacıyla Eskişehir‘e gittim ve 2004 yılında tekrar Konya’ya geldim. Bu süreçte Yardımcı Doçentliğimi aldım. 2008 yılında da Doçent oldum. Şu anda Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Anabilim Dalı’nda öğretim üyeliği yapıyorum. Allah sağlık verdikçe de mesleğimi yapmak istiyorum. Çünkü mesleğimi ve öğrencilerimi çok seviyorum.

İletişim Fakültesi ve fakültede bulunan bölümler hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Fakültemiz tek bir bölüm olarak kuruldu ve biz bu fakültenin temel kilometre taşları olduk. Biz derken bu fakülteyi bir dekan ve beş asistan olarak kurduk. Bu fakülte tek bir bölümle başlayıp şuanda 4 bölümle yoluna devam eden, gerek Konya bazında gerek ülke bazında son yıllarda ismini sıkça duyuran ve bizim de içinde mutlulukla görev yaptığımız bir eğitim kurumudur. Bu yıl Reklamcılık ve Tanıtım bölümü de açıldı. Umuyorum fakültemize, Konya’ya, Ülkeye katkıda bulunacaktır.

Literatürsel olarak değil de, alanında uzman bir akademisyene göre kurumsal iletişim nedir ve ne derece önemlidir?

İletişim demek bana göre etkileşim demektir Etkileşim sadece birey bazında, aile bazında ya da grup bazında mı olmalıdır? Hayır. Kurum bazında da bu etkileşim gerçekleşmek zorundadır. Gelelim kurumsal iletişime. Etkileşimden bahsediyoruz, bu etkileşimin kurum içerisinde anlam kazandığı gruplar, bölümler, departmanlar vardır. Biz genel bir bakış açısıyla kurumsal iletişimi değerlendirdiğimizde herkesin içine dahil olduğu, ortak amaçlar çerçevesinde yürüdüğü ya da hedefe kilitlendiği yolda birbirine destek çıkması, birbirinden etkilenmesi birbirine güç vermesi olarak adlandırabilir miyiz? Evet. Ama sadece böyle mi adlandırmak mümkün? Değil. Kurumsal iletişimin çok ayağı vardır. Birkere iletişim kurmak istediğimiz hedef kitle çok önemlidir. Kurum içi hedef  kitle mi? Kurum dışı hedef kitle mi?  Her ikisi de çok önemli.  Ama kurum içinde kuramadığın iletişimi kurum dışına yaymak mümkün değildir. İletişim kurumun içinde başlar, iletişim kişiyle başlar ondan sonra genele yayılır. Eğer sen etkileşimi kendi içinde çalışanlarınla, patronunla, departmanınla, gerçekleştiremiyorsan müşteri sadakati oluşturdum ya da marka oldum diyemezsin. Bırakın marka olmayı marka oldum havası bile yaratamazsın. İletişimde güven ve kontrol mekanizması çok önemlidir çünkü kaynaktan alıcıya giden bir mesaj vardır ve bu mesajın geri dönmesi önemlidir. Bu mesajın geri dönüp dönmediğini kurum içindeki etkin iletişim görevlileri, halkla ilişkiler departmanı kontrol edecektir.
Güven oluşturdun. İyi de neye yarar kontrol edemedikten sonra. Bunu da yaptın bu iletişimin sürekliliği olmadıktan sonra neye yarar. Bağlılığı gerçekleştiremedikten sonra yine olmaz. İletişim bir bütündür, başlar ve biter. Anlık iletişim vardır, süre giden iletişim vardır ama iletişim her zaman olmak zorundadır. Kurum içinde de olmak zorundadır. Bunu sağladıktan sonra kurumun dışında bir şekilde beğenilir olma misyonunu gerçekleştirirsin. Çünkü amaç zaten kabul görmek, onay görmek, benimsenmektir. Bunu yapabilmek için de kurum içinde çalışmalara başlamak ve beğenilir olma ya da kabul edilebilir olma özelliğini kendi çalışanlarınla beraber bir bütün olarak sağlamak zorundasın.
Kurumsal iletişimde sadece iletişim midir etken faktör? Hayır. İmajdır, kültürdür, kurum kimliğidir, kurumsal aidiyettir. Kurumun iklimidir, kurumsal davranışlardır. Kurumsal davranışlar herkesin ortak geliştirdiği kuruma ait davranışlardır. Kurum içinde bazen kar yağar bazen bulutlar dolaşır bazen yağmur yağar. Ama önemli olan güneşin her zaman doğacağını bilebilmektir ve her daim bu inancı birlikte sağlamaktır. Kurumsal kültür nedir? Herkesin ortak davranış şekillerini belirleyen bir etken süreçtir. Bütün bunlar ya da kurumsal aidiyet, kurumsal iletişimde gerçekleştirilmesi gereken en önemli kavramdır. Bizi kabul edecek, bizim de kabul edebileceğimiz bir sistem, düzen olmak zorundadır. Aslında işin özü insandır. İletişim insanla başlar insanla biter!

Markalaşma nedir? Bir firma ya da ürünün marka değeri taşıdığını hangi kriterlere göre değerlendirebiliriz?

Teknik olarak patent ya da tescil işlemlerinin yapılmış olması bir kurumun marka olmasına yetmez. Bu sadece hukuki olarak yapılan bir ön işlemdir. Marka demek kültür demektir. Neden Kültür? Çünkü; giydiğiniz pantolonun markasından, yediğiniz yemekteki yağın markasına, gittiğiniz kuaförün isminden tutun da şanı şöhretine, insanlar tarafından kabul görmesine kadar her şeye önem veririz. O zaman markalaşmak demek kültür demektir.
Marka her şeydedir. İçtiğimiz çayda, kullandığımız çantada, oturduğumuz koltukta, baktığımız evrende her yerdedir. Türk kültürü denildiğinde aklımıza gelenek ve göreneklerimiz geliyor öyle değil mi? Ayşe’nin kültürü Fatma’nın kültürü AKINSOFT’un kültürü dediğimizde onların hakkında zihinde canlanan her şeydir kültür.
Markalaşmayı da böyle genel düşünmek gerekir. Markalaşmanın sadece bir bilinirlik tanınırlık olmadığını, aynı zamanda da bir kültür yarattığını ve insanlar üzerinde bir yaşam alanı oluşturduğunu unutmamalıyız. Markalaşmak gerekli midir ? Evet gereklidir. Çünkü artık globalleşen bir dünyadan bahsediyoruz ve rekabetin olmadığı bir alan bile yok. Teknoloji hiç durmadan anlık  değişen bir süreç. Kurumlar birbirleriyle yoğun bir rekabette. Farklılaşmak için ise ürün yelpazelerini çeşitlendirmeleri lazım. Bunu nasıl yapacaklar? Bilinilirliklerini ya da tanınırlılıklarını arttırarak. Bunu da ancak markalaşmayla yapabilirler. Ürün ya da firma artık insanlar tarafından kabul görüyor ve tercih ediliyorsa artık bir markadır denilebilir. Yani, kültürünü oluşturmuş ve artık zihinlerde bu şekilde canlanıyor demektir.

Bu anlamda AKINSOFT’u nasıl buluyorsunuz? Son olarak, AKINSOFT hakkında neler söylemek istersiniz?

AKINSOFT’u biliyorum, tanıyorum. Teknoloji alanında sağlam adımlarla yürüyen bir firma. Markalaşma kalite anlayışıyla başlar. Eğer kurumlar farkındalık yaratmak istiyorsa, kalite bilincini yerleştirmiş olmalılar. Ben AKINSOFT’un Kalite bilincini oluşturabildiğini düşünüyorum. Sürekli ismini duyuyorum ve yayınlarını takip ediyorum. Bir şekilde sohbetlerimizde bahsi geçiyor. Bu anlamda AKINSOFT’u başarılı buluyorum. AKINSOFT’un markalaşma adına yapabileceği farkındalık, kalite bilincini hedef kitlesine uygun bir şekilde anlatabilmesidir diye düşünüyorum. Ben de o hedef kitle içerisindeyim teknolojiyle iç içeyim. Bana, tüm Konya’ya, tüm ülkeye kalite bilincini anlatmaya devam etmesi gerekir. INOVAX dergisini de fakültemizde sıkça görüyor ve beğenerek okuyorum. Fırsat buldukça da takip ediyorum. AKINSOFT’a şehrimizi tüm ülkede ve dünyada başarıyla temsil ettiği için kendi adıma teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/doc-dr-basak-solmaz-ile-kurumsal-iletisim-ve-markalasma-uzerine-keyifli-bir-soylesi/feed/ 0
İnternet Kullanıcısı Artıyor http://www.inovax.net/inovax/2011/11/teknoloji-bilim-ekonomi/internet-kullanicisi-artiyor/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/teknoloji-bilim-ekonomi/internet-kullanicisi-artiyor/#comments Sat, 26 Nov 2011 07:58:41 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4070 internetSabit internette abone sayısı yüzde 10, kullanım yüzde 70 arttı.

Bağımsız karşılaştırma sitesi Enuygun.com’un analizine göre, Türkiye’deki sabit internet abone sayısı, 2011 yılının ikinci çeyreğinde, 2010’un aynı dönemine göre yaklaşık 540 bin arttı ve 7 buçuk milyona ulaştı. Mobil internete kıyasla oldukça yavaş büyüyen sabit internet pazarında, abonelerin internet kullanım miktarındaki hızlı yükseliş dikkat çekiyor. Sabit internet pazarı, kablo ve fiber internet ile büyüyor.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerinden derlenen analize göre,  xDSL, fiber, kablo ve diğer bağlantıları kullanan sabit genişbant internet abone sayısı, 2011 yılı ikinci çeyrek itibariyle bir yıl öncesine göre yaklaşık 540 bin abone daha kazanarak 7,45 milyona ulaştı.  Aynı dönemde abone sayısını 2,8 milyon kadar artıran mobil internet pazarının yanında oldukça yavaş büyüyen sabit internet pazarında, abonelerin internet kullanım miktarı ise önemli ölçüde yükseldi.

2010 yılının ikinci çeyreğinde sabit genişbant internet abonelerinin 240 bin TB olan toplam internet kullanım miktarı, 2011 yılının ikinci çeyreği itibariyle 401 bin TB olarak gerçekleşti. Bu verilere göre, sabit internet abone sayısı yüzde 8, kullanım miktarı ise yüzde 67 arttı.

9 veri indiriyor, 1 veri yüklüyoruz.

Analizde ayrıca internet kullanım özelliklerine de yer verdi. BTK verilerine göre, sabit internet abonelerinin kullanımının yaklaşık yüzde 89’u veri indirme, yüzde 11’i ise veri yükleme şeklinde gerçekleşiyor. Türkiye’de sabit genişbant internet abonelerinin yaklaşık yüzde 75’inin 8 Mbit/s hıza kadar olan bağlantıya sahip olduğunu belirten Baş Analist Betül Sungurlu, “Şu anda ADSL ya da fiber gibi internet tarifelerinde veri yükleme hızı, ortalama olarak veri indirme hızının sekiz ile onda biri oranında veriliyor.  Veri yükleme ile indirme arasındaki bu oranda, sunulan hızların da payı bulunuyor. Özellikle sosyal medya kullanımının artışına paralel olarak, zaman içerisinde veri yükleme hızının artırılmasının da gündeme  geleceğini tahmin ediyoruz. Kullanıcılarımızın bir kısmından internet sağlayıcılarının sunduğu veri yükleme hızlarının düşüklüğü konusunda şikâyetler alıyoruz” dedi.

Sabit internet, kablo ve fiber ile büyüyor.

Bir yılda abone sayısını 540 bin civarında artıran sabit internet pazarında kablo ve fiber internetin payı ise oldukça yüksek. Abone artışının yüzde 49’unu ADSL abone sayısındaki artış, yüzde 50’sini ise fiber ve kablo internet abone sayısındaki artış oluşturuyor. 2011 yılının ikinci çeyreği itibariyle son bir yılda kablo internet abone sayısı 191 binden 368 bine; fiber internet abone sayısı ise 100 binden 190 bine yükseldi. ADSL ile fiber internet bağlantı tarifeleri arasındaki fiyat aralığının daraldığını belirten Sungurlu, tüketicilerin ise bunu yavaş yavaş fark etmeye başladığını gözlemlediklerini belirtti.

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/teknoloji-bilim-ekonomi/internet-kullanicisi-artiyor/feed/ 0
AKINSOFT’A ÖDÜL YAĞMURU http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsofta-odul-yagmuru/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsofta-odul-yagmuru/#comments Fri, 25 Nov 2011 15:16:23 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3997 bilisim_odul copy

ozgur_akin_odul_1

Ülkemizde bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hemen her alanda bilişime duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Türkiye’nin bilgi toplumu olması yolunda önemli katkıları olan ve hızla Dünya’ya açılan AKINSOFT; Türkiye Bilişim Derneği tarafından düzenlenen Bilişim Hizmet Ödüllerinde Finansal Uygulama Kategorisinde 3. oldu. TBD’nin internet sitesi üzerinden yapılan oylama sonucu başarılı olan firmalar, T.C.Ulaştırma Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından desteklenen, Bilişim 2011, 28.Ulusal Bilişim Kurultayı kapsamında 26 Ekim 2011 tarihinde JW Marriott Hotel Ankara’da gerçekleşen tören ile ödüllerine kavuştu. AKINSOFT’un ödülünü; AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı Bilgisayar Yüksek Mühendisi Özgür AKIN, CHP Genel Başkan Yardımcısı Emrehan HALICI’nın elinden aldı.

vizyon_2011_odulozgur_akin_odul_2

Teknoloji alanında yaptığı yeniliklerle tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran sektörün lider ismi AKINSOFT, ödül yağmuruna tutuluyor. 26 Ekim 2011 tarihinde Türkiye Bilişim Vakfı tarafından düzenlenen Bilişim Hizmet Ödüllerinde Finansal Uygulama Kategorisinde 3.’lük kazanan AKINSOFT, Konya Vizyon Dergisi tarafından düzenlenen Konya Şeker Vizyon Ödülleri kapsamında ise Üstün Hizmet Ödülleri Kategorisinde “Yılın Teknoloji Yatırımı” ödülüne layık görüldü.

Konya’nın en’lerinin belirlenmesi için yapılan ankette, 20 Temmuz-15 Ekim 2011 tarihleri arasında 17 farklı dalda 450.000 oy kullanıldı. Konya Rixos Otel’in Balo Salonunda gerçekleşen törende “Yılın Teknoloji Yatırımı” ödülünü AKINSOFT adına, AKINSOFT Bayi Koordinatörü Esma AKIN aldı. Ödülü teslim aldıktan sonra kısa bir konuşma yapan AKIN “Yaklaşık 17 yıldır bilişim sektöründe emin adımlarla ve başarılarla ilerliyoruz. Aldığımız ödüller bizi onurlandırıyor. Bu ödülü 13 ülkede faaliyet gösteren 2000’in üzerindeki AKINSOFT Çözüm Ortağı ve müşterilerimiz adına alıyorum. Teknolojiye yaptığımız yatırımlar devam edecek.”dedi.

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsofta-odul-yagmuru/feed/ 0
Konya İl Milli Eğitim Müdürü Halil ŞAHİN İle Yeni Eğitim Öğretim Dönemi ve Bu Dönemdeki Projeleri Üzerine Keyifli Bir Söyleşi http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/konya-il-milli-egitim-muduru-halil-sahin-ile-yeni-egitim-ogretim-donemi-ve-bu-donemdeki-projeleri-uzerine-keyifli-bir-soylesi/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/konya-il-milli-egitim-muduru-halil-sahin-ile-yeni-egitim-ogretim-donemi-ve-bu-donemdeki-projeleri-uzerine-keyifli-bir-soylesi/#comments Fri, 25 Nov 2011 14:39:32 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3990 halil_sahin

“Tabi AKINSOFT’un bilgi teknolojileri konusunda uzmanlığı tartışılmaz. Eğitime de büyük bir katkısı var. Sosyal sorumluluk anlamında, ticari amaç gütmeden “Biz de  bu işin içerisindeyiz.” dedikleri için,  doğrusu  en basit ama en önemli kelimeyle – ondan daha öte bir kelime olsa onu kullanacağım – müteşekkiriz, minnetlerimizi ifade etmek istiyoruz.”

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ?

Konya Karatay doğumluyum. İlk, orta ve yüksek tahsilimi Konya’da yaptım. Öğretmenlik benim çocukluk ideallerimin arasındaydı ve 80’li yılların başında Adıyaman’ın o zamanlar kasaba olan Besni’ye bağlı Tut kasabasında göreve başladım. Daha sonra yine Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde 4 yıla yakın öğretmenlik yaptım. Daha sonraki dönemler benim öğretmenliğimle birlikte yöneticiliğe de başladığım dönemlerdi. Konya’nın Çumra ilçesinde müdür yardımcılığından başlamak üzere hem öğretmenlik hem müdür yardımcılığı ardından müdür başyardımcılığı ve devamında bir çok öğretim kurumunda okul müdürlüğü yaptım. Sonra biraz yöneticiliğe ara verdim. Öğretmenliğe devam edeyim, çünkü öğretmenliğin ayrı bir hazzı ve zevki var bunu biraz daha tadayım diye düşündüm. Öğretmenliğe devam ederken yeni bir imkan doğdu; il yöneticiliği gündeme geldi. Ve kısmetmiş arkasından da Milli Eğitim Müdürlüğü görevi oldu. Şu anda yönetici ve öğretmen arkadaşlarımla birlikte bu eğitim sorumluluğunu üstlendik. Gücümüzün yettiği kadarıyla da  götürmeye çalışıyoruz.

2011- 2012 Eğitim Öğretim Dönemi başladı. Yeni dönemdeki projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Biliyorsunuz artık projesiz bir hayat düşünemiyoruz. Projelerde başarılı olabilmek için de iyi bir veri tabanınızın olması gerekir. Yani istatistikî bilgiler net, doğru ve reel olmalı. O bilgilerin üzerine proje yapmalısınız. 2011-2012 Eğitim Öğretim yılı başladı, geçmiş yıllardan da gelen projeler var. Bir çok kurumda olduğu gibi biz artık yapacaklarımızı yaptık şu anda rölanti bir hayat devam ediyor deme imkanımız yok çünkü muhataplarımız canlı varlıklar yani bizden parça; insanlar, yavrularımız. Dünya çok hızlı değişiyor. Bilgi kendisini çok kısa sürede yeniliyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi 10 yıl, 30 yıl yahut 50 yılda bilginin kendisini yenilemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Hatta projelerde aylık hedefler koyuyorsunuz bakıyorsunuz aylar kısalmış ay diye koyduğunuz süre 10 günde değişmiş ve projelerde tadilat yapmanız gerekiyor veya revizyona giriyorsunuz. Öyle olunca bundan sonraki süreçte demek ki zaman sizin koyduğunuz zaman gibi değil çok daha kısa sürede kendini yenileme ihtiyacı doğuruyor. Bu bakımdan da biz Konya’da önceki yapılanların iyileştirilmesi olarak baktık hadiseye. Örgün eğitimde derslikleriniz, okullarınız, okulların fiziki alt yapısı ve ona bağlı kafeteryanız, çok amaçlı salonlarınız, spor salonlarınız, okul bahçenizin de bunlarla birlikte iyi olması durumunda eğitim doğrudan etkileniyor.
Bir sınıfta 60 çocuğun eğitim görmesiyle 30 çocuğun eğitim görmesi farklı. Hem bakanlığımızın hem hükümetimizin ortaya koyduğu normal öğretimde 30’ar kişilik sınıflar hedefini yakalamak üzere bizde elimizden gelen gayreti gösterdik. Konya’da 60’ın 70’ in üzerinde öğrencinin olduğu dönemleri biliyorum. O dönemlerden şu anda ortalama olarak bakarsak 30’arlı rakamları yakalamış olduk ama lokal olarak baktığımız zaman ortalama bizi biraz yanıltıyor.

Tabi bunun yanında müfredat değişti biliyorsunuz. 7-8 yıl oldu değişeli ama çok sık değişiyor endişesi hala bize geliyor. Hatta zaman zaman bu kadar değişmeli mi diyoruz ama bir taraftan da hepimiz her iki cümleden birini değişim olarak kullanıyoruz. Yani her şey çok gelişiyor, hayat değişiyor, şartlar değişiyor,  problemler değişiyor, çözüm yolları değişiyor. Bu kadar değişkenin olduğu bir yerde biz müfredatı, okuldaki verdiğimiz bilgileri değiştirmeyelim, eskisi gibi devam etsin deme imkânınız yok. Değişime ayak uydurma durumundayız. Bu kadar değişkenlik içerisinde elbette müfredatınız da değişecek. Dünyadaki sınırlar şöyle veya böyle haritalar üzerindeki gibi görünüyor ama; artık yarım saat sonra bir başka ülkede, hatta 3-5 saat sonra dünyanın en uzak ülkelerinde olabiliyoruz biyolojik olarak. Tabi bunun yanında ders araç gereç ve malzemelerini, bilgi teknolojilerini de eğitimde çok iyi kullanmamız gerekiyor. Biliyorsunuz her gelişen teknolojinin olumsuz tarafı da var. Yani bilgi kendini sürekli yenilerken hayat kolaylaşırken sosyal refah düzeyi yükselirken beraberinde olumsuzlukları da getiriyor. Bunu olumlu kullanabilmenin yolu eğitimdir. Yani siz teknolojiyi öyle kullanıyorsunuz ki dünyayı ortadan kaldırabilecek buluşlara imza atabiliyorsunuz ya da dünyanın herhangi bir yerinde acı çeken birinin derdine deva olabiliyorsunuz. Bu bakımdan eğitimde bilgi teknolojilerini en üst düzeyde kullanmamız gerekiyor ki hem ekonomik olsun hem de zamandan tasarruf yapalım. Kullandığınız araç gereç de çok önemli. Tabi bunları yan yana getirdiğinizde başarılı olabilmeniz için en önemli varlık insan. Biz bu yıl; tüm bu faktörleri yan yana koyduk, fiziki yapıları iyileştirilmiş, bilgi teknolojilerini en üst düzeyde kullanabilen, motivasyonu yüksek insan kaynakları ile yüksek verim almak için eğitim öğretime girdik.
2011-2012 eğitim öğretim yılında da en büyük arzumuz; biraz önce de bahsettiğimiz etkenleri birleştirerek çocuklarımızı kendilerini daha çok ifade edebilen, merkezi sınavlarda başarılı olabilen, kendi değerleriyle daha çok tanışmış, dünya çocuklarıyla rekabet edebilecek şekilde donanımlı bireyler olarak yetiştirebilmek.

Sizce; teknoloji ve bilimin eğitim öğretimdeki önemi nedir?

Bilgi ve teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, bilgiye erişimi hızlandırıyor ve zamanı kısaltıyor. Bu sebeple bilim ve teknoloji eğitimin olmazsa olmazlarından. Düşünün ki büyük projeleriniz olacak  ve projeleriniz reel verilere dayanacak.Bunu elde edebilmenin yolu da bilgi ve teknolojiyi   etkin kullanmanıza bağlı. Kitaplar, ansiklopediler  elbette bilgi bakımından çok önemli ama kütüphanede ansiklopediyi arayıp bilgiye ulaşım ile teknolojiyi kullanarak anında bilgiyi elde etmek arasında dağlar kadar fark var. İspanyada ınformal  öğrenme diye bir AB projemiz vardı ben de katıldım. O projede biz e-okulu tanıttık, yani bizim 16.5 milyon öğrencimizin bilgisayar sistemi içerisinde her türlü bilgisinin kayıtlı olduğu, çocuğun okula gelmediği tarihlerin, çocuğun notlarının, çocuk ile ilgili tüm bilgilerin içerisinde olduğunu ayrıca; 700 bin civarında öğretmenin atama ve yer değiştirme de dahil bütün işlemlerinin internet üzerinden yaptığımızı anlattığımız zaman dudakları uçukladı desem abartmış olmam doğrusu. Okullarımızdaki bilgisayar laboratuarlarını bilgi teknoloji sınıflarına dönüştürme çalışmalarımız devam ediyor. Selçuklu Belediyesi geçen sene bazı sınıfları bilgi teknoloji sınıfı haline getirdi. Yani projeksiyon cihazı, akıllı tahta ve bilgisayarlarla donatarak bu sınıflarda eğitim vermek gibi bir uygulama başlamıştı ve hala birçok okulumuzda da bu devam ediyor. Bilgi teknolojileri deyince elbette Fatih Projesinden de bahsetmek gerekiyor. Ülke genelinde bir Fatih Projesi geliştiriliyor biliyorsunuz. Kurulumunun tamamlanması ile birlikte tüm bilgileri hatta değişebilen bilgileri bile bilgisayar teknolojisi ile hızlı bir şekilde çocuklarımıza ulaştırabilmek söz konusu olacak. Hem çocuklarımızın hem öğretmenlerimizin kullanımına verilecek  olan tablet bilgisayarlar da bilgi teknolojilerini  maksimum seviyede kullanmamıza yardımcı olacak.
Biraz kendi öğrenciliğimizi hatırlayalım. Evde bir matematik problemi çözerken bir noktaya gelip tıkandığımız günler olurdu. Kitapları açardık, alıştırmalara bakardık çözemezdik. Öğretmenimize ulaşmak mümkün değil, arkadaşlarımızın evleri uzak.  Devamında çözeceğim problemler de var ama öylece kalıyor. Ertesi gün okula geliyorsunuz belki çok basit bir yöntem istiyor, yani biri elinizden tutuverse aşacaksınız ama mümkün değil. Şimdi bu interaktif yöntemle çocuğumuz günün her saati bilgisayar üzerinden hem arkadaşlarıyla hem de öğretmenleriyle irtibat halinde olacak. Bir bilgiye ihtiyacı olduğunda bilgisayarından en güncel bilgiye ulaşabilecek. Birçok AB ülkesine gittim. Çok gelişmiş diye düşündüğümüz ülkelerde bile bilgi teknolojisini eğitimde kullanma konusunda birçoğundan öndeyiz.

AKINSOFT’a Müteşekkiriz

Tabi bilgisayar ve bilgi teknolojilerinden bahsettiğimiz zaman bu kolaylığı sadece araçlar sağlamıyor. Yani siz bilgiyi hazırlayıp içine yüklemelisiniz ki veya yazılımlar geliştirmelisiniz ki kendisinden istifade edebilesiniz. Yoksa aklınızdan geçenleri ekrana taşıyacak sihirli bir değnek ihtiyacı doğar ki böyle bir şey mümkün değil. Yani bütün bu gelişen teknolojinin içinde de insan beyni var mutlaka. Bu noktada da AKINSOFT geliyor akıllara. Yazılımlar olmazsa nihayetinde bir araçtır tüm teknolojik aletler. Orda öylece durur. Hareket etmeyen bir araç bizi hiçbir yere götüremez, hareket etmesi gerekir ama bir kaptana ihtiyacı vardır. Yazılımlar da direksiyondaki kaptandır aslında.
Tabi AKINSOFT’un bilgi teknolojileri konusunda uzmanlığını tartışılmaz. Eğitime de büyük bir katkısı var. Sosyal sorumluluk anlamında, ticari amaç gütmeden “Bizde  bu işin içerisindeyiz.” dedikleri için,  doğrusu  en basit ama en önemli kelimeyle – ondan daha öte bir kelime olsa onu kullanacağım – müteşekkiriz, minnetlerimizi ifade etmek istiyoruz. Teşekkürümüzün yanında bu katkının artarak devam edeceği inancımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. AKINSOFT’un kapısını ne zaman çalsak geri dönmedik, dönmeyeceğimizi de biliyoruz. Zaten bu şahsımızın, sizin şahsınızın ya da AKINSOFT gibi bir kuruluşun kendi geleceğiyle ilgili bir hesap değildir. Bu, ülkenin, milletin ülke çocuklarının geleceğiyle  ilgili bir oluşum. Bu bakımdan AKINSOFT’da üzerine düşeni yapıyor, zira hiç çekinmeden kapısını çaldığımız yerlerden bir tanesi. Yine  bundan sonra da destek alabileceğimizi, yazılımlarından istifade edebileceğimize inancımız sonsuz. Biz hiç sıkılmadan, çekinmeden geleceğiz; yine o kapıyı çalacağız.

AKINSOFT’a başarılarının devamını diliyor, teşekkür ediyorum.

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/konya-il-milli-egitim-muduru-halil-sahin-ile-yeni-egitim-ogretim-donemi-ve-bu-donemdeki-projeleri-uzerine-keyifli-bir-soylesi/feed/ 0
AKINSOFT Liza Çiçeği http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsoft-liza-cicegi/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsoft-liza-cicegi/#comments Fri, 25 Nov 2011 14:27:01 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3976 liza

Hikâyesiyle herkesin dikkatini çekmeyi başaran AKINSOFT Liza Çiçeği’dir bu sadık başarı dostu. Kurulduğumuz günden bu yana hiç umudunu yitirmeden başarılarımıza eşlik eden, yapraklarıyla sadece saksısını değil, AKINSOFT’a gönül veren herkesi sımsıkı saran Liza Çiçeği. AKINSOFT’un dününden bu gününe tanıklık eden, AKINSOFT’un başarılarıyla filizlenen, 23 yıllık bir yaşam öyküsüyle duyanları, görenleri hayretlere düşüren gerçek bir başarı hikayesinin en önemli şahidi…

AKINSOFT’la özdeşleşen Liza, başarının verdiği güçle daha da büyüyerek, performans çiçeği ünvanıyla tüm AKINSOFT Ailesinin masalarını süslemeye devam ederken; artık AKINSOFT’un sembolü olarak küçük poşetlerde dağıtılmaya başlandı. Liza Çiçeğinin önlenemez hızı yakında tüm dünyada Liza Çiçeğinin tanınmasını sağlayacak ve insanlar kendi performanslarını Liza Çiçeğinden takip edecekler.

cicek

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/akinsoft-liza-cicegi/feed/ 0
BİLİŞİM SEKTÖRÜ ve SEKTÖRÜN DÜNYA EKONOMİSİNE ETKİSİ http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/bilisim-sektoru-ve-sektorun-dunya-ekonomisine-etkisi/ http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/bilisim-sektoru-ve-sektorun-dunya-ekonomisine-etkisi/#comments Tue, 16 Aug 2011 09:00:46 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3762

49

Teknolojik anlamda hızla gelişen ve güçlenen ülkeleri gözlediğimiz zaman, ivmelenme üzerinde bilişim sektörünün oynadığı rol rahatlıkla fark edilebilir. Bilişim ve teknoloji artık birbirinden bağımsız düşünülemeyecek kavramlar olarak hepimizin düşüncelerinde yer etmiş durumda.

Çok değil, yalnızca son yirmi yılı incelediğimiz zaman, bilişim sektöründe yer alan firmaların çok hızlı bir şekilde yükseldiği ve ülke ekonomisinde çok büyük paylara sahip olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bunun en büyük sebebi; tüm sektörler içinde yer alan faaliyetlere bağlı sorunlara yönelik çözüm olabilen ve aynı şekilde gelişime yönelik cevap verebilen, tek sektörün yine bilişim sektörü olmasıdır. Kısacası bilişim; günlük hayatımızda dahil olmak üzere, gerçekleştirilen tüm faaliyetler için, eksikleri tamamlayan ve mevcudu hızlandıran bir yapıya sahiptir. Zaman ile yarıştığımız günümüz yaşantısında konu ne olursa olsun bize çözüm yaratabilen bilişim, gerek sosyal gerekse iş hayatımız için sürekli andığımız, vazgeçilmez bir kavram haline gelmiştir.

Hitap ettiği bu çok geniş alan sayesinde bilişim sektörü de kendini sürekli yenileyerek geliştirme fırsatı bulmuş, çok yönlülüğü sayesinde kendisine yapılan yatırımları hızla karlılığa çevirmeyi başarmıştır. Bugün biliyoruz ki; bir ülkenin, diğer ülkeler üzerinde etkisi yalnızca teknolojik anlamdaki gücüyle değil, teknolojinin beraberinde ekonomik anlamda da güçlü olmasına bağlıdır. Bir ülkeyi ekonomik anlamda ileri götürecek yapıların, büyük yatırımlar ile yüksek karlılık hedefleyen şirketsel yapılar ve kazançları olduğu düşünülür. Buna karşılık,  bilişim üzerine yapılan çalışmaların pahalı yatırımlar gerektirmemesi, hammaddesinin bilgi ve yaratıcılık olması, hitap edebileceği sektörlerin sınırsız olması, bilişim firmalarını yukarı taşır.
Bilişim çağında,  ülkelerin; büyüme, rekabet etme, istihdam sağlama, dünya ekonomisinde pay sahibi olmaları bilişim ve teknoloji alanın da sahip oldukları üstünlüğe bağlıdır. Bilim ve teknolojinin ülkeler üzerindeki, kalkınma ve verimlilik etkisi büyüktür. ABD’ye  baktığımız zaman,  1990’lı yıllarda dünyanın diğer ülkelerinde yaşanan  ekonomik durgunluk ve olumsuzluklara rağmen, ABD büyümeyi başarmış, enflasyonunu düşürmüş, işsizliğini en aza indirmiştir. Diğer ülkeler, enflasyon ve işsizlikle mücadele etmeye çalışırken, ABD bilişim ve teknolojiye yaptığı girişim sayesinde ülke ekonomisine büyük katma değer sağlamıştır.
Bilişim sektörü ile ilgili başka bir başarı öyküsü de; Dünyada  3 I olarak adlandırılan Hindistan, İrlanda ve İsrail ülkelerine aittir. Bilişim  sektörün önemini ve sektördeki boşluğu daha önce  fark ederek, devlet desteği ile gerekli yatırımlar yapılarak yazılım ve hizmet ürünleri pazarında büyük paya sahip olmuşlardır. Gelişmekte olan ülkelerde bilişimin ülke ekonomisine sağladığı katma değeri bu üç ülkede açıkça görebiliyoruz.
Yakın zamanda kurulmuş, geçmişi en az 7 yıllık olan bilişim firmaları, asırlık dev sanayi firmaların değerlerinden nasıl birkaç kat değer üstüne çıkmış ve ülke ekonomisine sağladıkları katma değer tartışılamaz bir hal almıştır. Peki bilişim sektöründe geçmişi çok fazla olamayan bu firmalar nasıl oluyor da neredeyse bir asırlık sanayi devi firmaların önüne geçebiliyor? Niye biliyor musunuz? Çünkü; artık “Sanayi Toplumundan”, “Bilgi Toplumuna” geçiş evresindeyiz. Avrupa Birliği tarafından başlatılan “Bilgi Toplumuna Dönüş” çalışmaları ve dünyada bilişim teknolojilerin önemi her geçen gün artmaktadır. Artık fabrika ve maddi üretim ülke ekonomisinin temel faktörü olmaktan çıkmıştır. Bilişim çağında bilgi ve hizmet ürünleri önem kazanarak, maddi üretim, yerini düşünce üretimine bırakmıştır.
Dünya gündemini takip edenler bilirler;  bulunduğumuz yılın şubat ayı içerisinde ABD Başkanı Barack Obama, Silikon Vadisi’nin on milyarderi ile aynı masada buluşmuş, buluşmanın gündeminde ise; başta eğitim olmak üzere, Ar-Ge çalışmaları, istihdam ve gençlerin teknolojik çalışmalara ve mühendisliğe yönlendirilmesi gibi konular tartışılmıştı. İlgili buluşma bilişim sektörü gündeminde çok geniş bir şekilde yer almakla birlikte, konudan bağımsız tüm sektörler ve yatırımcılar tarafından da dikkatle izlendi. Masada bulunan yöneticilerin temsil ettikleri firmalar, sadece Amerika’nın değil, tüm dünyanın yakından tanıdığı ve bildiği firmalardı. “Bir Trilyon Dolarlık Masa” ifadesi ile birlikte tüm dünyanın gözü, ticari anlamda bilişim sektörüne çevrildi. Tüm dünya, yayınlanan şirket cirolarını ve şirketlerin borsa değerlerini gözden geçirdi. Ne kadar yatırım yapılarak, nasıl kısa süreler içerisinde hangi cirolara ulaşıldığı araştırıldı. Sonuç olarak; geleceğin ekonomik anlamdaki en büyük yatırımlarından birinin bilişim sektörü olduğu, tüm dünya tarafından net bir şekilde fark edilmiş oldu.
Yalnızca bir ifade olarak algılanan bir trilyon dolar, maddi anlamda ne kadar büyük bir nicelik? Türkiye için Bir Trilyon Dolar neyi ifade eder? Bunun için 2010 yılı, Türkiye’nin en büyük 500 firması üzerinden örneklendirme yapabiliriz. Fortune Dergisi’nin yaptığı araştırma neticesinde; ülkemizin ilk 500 firmasının toplam cirosu; 294 milyar 464 milyon dolar olarak görülmekte. Basitçe ifade etmek gerekirse; Amerika’nın önde gelen 10 bilişim firmasının toplam cirosu, ülkemizin ilk 500 firmasının toplam cirosundan üç kat daha fazla. Ülkemiz ilk 500 firması içerisinde ilk sırada yer alan firmamızın cirosu yaklaşık 16 milyar dolar iken; sadece Facebook cirosunun kendi başına 50 milyar dolar olması, maddi anlamda konunun net bir şekilde anlaşılmasını sağlamaktadır. TÜİK rakamlarına göre; ülkemizin 2010 gayri safi milli hasıla rakamı 1 trilyon 105 milyar 101 TL’dir. Diğer taraftan Amerika’nın önde gelen 10 bilişim firmasının yıllık cirosu 1 trilyon dolardır.
Bu durumda; zaman kaybetmeden Türkiye, bilişim sektörünün önemini anlamalı ve gerekli çalışmalara hızla başlanarak sektörde yerini almalıdır. Ülkemiz, dünya bilişim sektöründe hem jeolojik, hem de sosyal yapı olarak başarılı olabilecek ülkeler arasındadır. Sektörlerin tüm bölümlerine hitap eden bilişim ve teknolojiyi üretmek için, gerekli olan hammadde; akıl, bilgi ve yaratıcılıktır. Bilişim sektörünün en önemli sermayesi eğitimli insanlardır. Genç, dinamik nüfusun yoğun olduğu ülkemizin en büyük kaynağı akıl ve insan gücüdür. Bizim, yeni bir enerji kaynağına, hammaddeye, trilyonluk tezgahlara ihtiyacımız yoktur. Biran önce  stratejilerimizi belirleyip, vizyonumuzu oluşturmalıyız. İnovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına gereken önemi vermeliyiz. Sonuç olarak; Dünya bilişim sektöründe “Biz de Varız” demeliyiz.
Ülkemizin jeopolitik konumunun önemini iyi kullanmalı, hem iç hem de dış pazardaki politika ve stratejilerimizi belirleyerek, ithalat ve ihracatı aynı zaman diliminde yürütmeli, gereken teşvik ve desteği  devlet kanalıyla almalıyız. Ülkemizi teknolojiyi dışardan ithal eden  değil, dışarıya ihraç eden  konumuna getirmeliyiz.
Biz  AKINSOFT olarak;  “Mavi Gücü Hissedin” sloganıyla çok şey başardık. İlk önce kendi vizyonumuzu ve stratejilerimizi belirledik, büyüdük, markalaştık ve dış pazara açıldık. Bütün bunları sadece  kendi öz sermayemizi kullanarak yaptık, hiçbir destek almadık. İnandık,  hedeflerimizi belirledik ve başardık.
Türkiye; sadece inan, “Türkiye’nin Geleceği Bilişim ile Şekillenecek”.
]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/bilisim-sektoru-ve-sektorun-dunya-ekonomisine-etkisi/feed/ 0
AKINSOFT’un Tarım Robotu PNCR-1 http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/akinsoft%e2%80%99un-tarim-robotu-pncr-1/ http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/akinsoft%e2%80%99un-tarim-robotu-pncr-1/#comments Tue, 16 Aug 2011 08:59:29 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3739

44

Şeker pancarı; şekerin yanı sıra tarım, hayvancılık, yem, ilaç, et, süt, nakliye ve hizmet sektörleriyle de iç içe geçmiş olduğundan PNCR-1’in bu sektörlerde büyük bir ivme yaratması bekleniyor.

SektörePaket Programları, Ticari Otomasyon Sistemleri, Web Tabanlı Programlar ve ERP Çözümleri ile yazılım sektöründe faaliyet gösteren AKINSOFT, hızlı bir gelişme göstererek 120 programlık dev arşivi, 13 ülkede 2000’i aşkın Çözüm Ortağı yapılanmasıyla onbinlerce müşterisine kaliteli hizmet ulaştırmak için 16 yıldır çalışıyor. 1995’te hiçbir sermaye desteği almadan kendi öz sermayesi ile kurulan ve yapılanmasını bu şekilde devam ettiren firma, robotik teknolojiler konusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda şeker pancarında verimde  büyük artış sağlayacak olan Tarım robotu PNCR-1’in ilk saha çalışmasını 30 Mayıs 2011 tarihinde yaptı.
28 yıllık vizyonunu kurulduğu yıllarda belirleyen firma, vizyonunu 5’er yıllık periyotlar halinde sıralamış, 2005 ve 2010 vizyonlarını başarıyla gerçekleştirmişti. 2015’te insansı robotların seri üretimine başlamayı planlayan firma, robotik teknolojiler konusundaki ilk çalışması olan PNCR-1’in ilk saha çalışmasını başarı ile gerçekleştirdi. Bir sonraki ekim dönemine kadar tamamlanması planlanan robotun tüm mekanik aksamları, elektronik devreleri ve yazılımları AKINSOFT Robotik Departmanın da geliştirildi. Testleri halen devam eden PNCR-1’in son testlerinin de olumlu sonuçlanması ile birlikte ilk ekim dönemine hazır olması bekleniyor.
Prototipinde iki çize halinde ekim yapan PNCR-1, tamamlanması durumunda 10 çize ekim yapabilecek hale getirilecek. Gelecek dönemde pancar ekimi dışında toprak analizi, gübreleme ve yabancı otla mücadele konularında hizmet verecek olan PNCR-1, otomatik olarak pancar ekecek, intaştan sonra mükerrer ekim için kontrolleri gerçekleştirecek ve istenildiği zaman su ya da gübreleme için toprak analizi yapacak.
41
Sektörel Paket Programları, Ticari Otomasyon Sistemleri, Web Tabanlı Programlar ve ERP Çözümleri ile yazılım sektöründe faaliyet gösteren AKINSOFT, hızlı bir gelişme göstererek 120 programlık dev arşivi, 13 ülkede 2000’i aşkın Çözüm Ortağı yapılanmasıyla onbinlerce müşterisine kaliteli hizmet ulaştırmak için 16 yıldır çalışıyor. 1995’te hiçbir sermaye desteği almadan kendi öz sermayesi ile kurulan ve yapılanmasını bu şekilde devam ettiren firma, robotik teknolojiler konusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda şeker pancarında verimde  büyük artış sağlayacak olan Tarım robotu PNCR-1’in ilk saha çalışmasını 30 Mayıs 2011 tarihinde yaptı.
28 yıllık vizyonunu kurulduğu yıllarda belirleyen firma, vizyonunu 5’er yıllık periyotlar halinde sıralamış, 2005 ve 2010 vizyonlarını başarıyla gerçekleştirmişti. 2015’te insansı robotların seri üretimine başlamayı planlayan firma, robotik teknolojiler konusundaki ilk çalışması olan PNCR-1’in ilk saha çalışmasını başarı ile gerçekleştirdi. Bir sonraki ekim dönemine kadar tamamlanması planlanan robotun tüm mekanik aksamları, elektronik devreleri ve yazılımları AKINSOFT Robotik Departmanın da geliştirildi. Testleri halen devam eden PNCR-1’in son testlerinin de olumlu sonuçlanması ile birlikte ilk ekim dönemine hazır olması bekleniyor.
42
Prototipinde iki çize halinde ekim yapan PNCR-1, tamamlanması durumunda 10 çize ekim yapabilecek hale getirilecek. Gelecek dönemde pancar ekimi dışında toprak analizi, gübreleme ve yabancı otla mücadele konularında hizmet verecek olan PNCR-1, otomatik olarak pancar ekecek, intaştan sonra mükerrer ekim için kontrolleri gerçekleştirecek ve istenildiği zaman su ya da gübreleme için toprak analizi yapacak. Görüntü işlem algoritmaları ve radyo frekansı yer algılama sistemiyle konumunu kendisi belirleyecek ve yapay zeka tümleşik sistemi sayesinde ekim işlemini kendisi  gerçekleştirecek.
Tarla sahibinin ekimin yapılacağı alanı bir kez tanımlamasından sonra başka herhangi bir komut kullanmaksızın ekim, gübreleme, ilaçlama ve zararlı otlardan arındırma gibi işlemleri yapacak olan PNCR-1; ülkemizde şeker pancarı tarımı, şeker pancarı üretimiyle geçimini temin eden yaklaşık 500 bin çiftçinin, diğer bir ifadeyle 3 milyon insanı yakından ilgilendiriyor. Şeker pancarı; şekerin yanı sıra tarım, hayvancılık, yem, ilaç, et, süt, nakliye ve hizmet sektörleriyle de iç içe geçmiş olduğundan PNCR-1’in bu sektörlerde büyük bir ivme yaratması bekleniyor.
44
AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı ve Bilgisayar Yüksek Mühendisi Özgür AKIN’ın başkanlığında yürütülen çalışmalarda AKINSOFT Robotik Departmanı mühendisleri ve teknisyenleri Mehmet Saatçi, Resul Aydoğan, Gülay Görgülü, Adnan Tahsin Öcal ve Mehmet Akman yer aldılar. Tohum seçme ve ekme üniteleri tamamlanan robotun gelecek dönemlerde güneş enerjisi ile çalışan versiyonunun üretimi planlanıyor.
]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/akinsoft%e2%80%99un-tarim-robotu-pncr-1/feed/ 0