Inovax.net » Dergi Özel Yazıları http://www.inovax.net/inovax Innovative Technology Tue, 29 Nov 2011 12:49:50 +0000 http://wordpress.org/?v=2.8.2 en hourly 1 Zaman Birlik Beraberlik Zamanı Bir Yanlış Birçok Doğruyu Götürebilir http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/zaman-birlik-beraberlik-zamani-bir-yanlis-bircok-dogruyu-goturebilir/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/zaman-birlik-beraberlik-zamani-bir-yanlis-bircok-dogruyu-goturebilir/#comments Sat, 26 Nov 2011 09:29:28 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4112 01Değerli Inovax okurları ve AKINSOFT Ailesi’nin değerli üyeleri; ülkemizin son günlerde yaşadığı kötü olaylar ortada ve bunu aşabilmek için en tesirli ilaç, yüksek dozda birlik beraberliktir. Tek yürek, tek bilek olmaktır. Gün geçmiyor ki yeni bir yara daha almayalım. 30 yıldır neredeyse her gün verdiğimiz şehitlerimize mi, Hakkari’de verilen 24 şehidin ardından Van’da yaşanan 7.2’lik depreme mi, bu büyük yıkımının ardından kaybedilen yüzlerce insana mı, yoksa  “Onlara müstahaktır.” gibi yaklaşımlarla en büyük depremi yaşatanlara mı üzülmeliyiz?

Vakit, silkelenip kendimize gelme vaktidir. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK:
“Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.” derken sanki bu günlere atıfta bulunmuş ve birlik beraberliğinizle vatanımıza sahip çıkın demiş. Birlikte olmanın, bu vatana el birliğiyle sahip çıkmanın zamanı geldi elbet. Biz bu vatanı kanla kurduk, teknoloji ile de taçlandıracağız. Başa gelen her kötülük cehaletten değil mi? Bilinçsizlikten değil mi? Kandırılmaktan, aldatılmaktan, başkalarına muhtaç olmaktan değil mi? Böyle güzel bir vatanda, böyle güzel insanlara, böyle dahi beyinlere sahipken; nedir bu başkalarına muhtaçlık. Nedendir aynı vatan üzerinde farklı coğrafyalarda yaşıyormuş gibi düşmanlık? Birkaç tane çapulcu bölücülük yapıyor diye kınarken, o bölgedeki tüm Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarını “Onlar” diye nitelendirmek bölücülük değil mi, terör değil mi? Bir yanlış; yüzyıllardır bu topraklar üzerinde el ele verilerek vücut kazandırılan birçok doğruyu götürebilir.

Bugün tüm bu kötülüklerden, cehaletten bahsetmek, satır satır yazılar yazmak da çare değil elbet. Artık cehaletle savaşma vakti. Elbette silah kuşanalım cepheye gidelim demiyorum, gerekirse bunu da yaparız! Artık başkalarına muhtaç olmayalım, kalemimizle, teknolojimizle savaşalım diyorum. Çok kullandığım bir sözüm var biliyorsunuzdur muhtemelen; “Günümüzde toplumları yönetmek bilgiyi yönetmektir, bilgiyi yönetmek de ancak teknoloji ile mümkündür. ” Teknoloji, teknoloji, teknoloji… Aslında tüm ihtiyacımız bu. Yaptığımız yatırımın kat kat fazlasını bize geri veren, insana insan gibi yaşama fırsatı sunan ve sadece insan olduğumuz için değerli olduğumuzu, diğer tüm varlıklardan farklı olduğumuzu ve gücümüzü ispatlayabileceğimiz muhteşem bir alan. Geleceği şekillendirecek, dev ekonomileri bile kendine muhtaç bırakabilecek sihirli bir değnek teknoloji. Yakın geçmişe baktığımızda gelişmiş diye nitelendirebileceğimiz medeniyetlerin hepsi bu gelişmeyi bilimin ışığı altında kaydetmiştir. Ülkelerin büyüme, rekabet etme, dünya ekonomisinde pay sahibi olabilmeleri ancak bilim ve teknoloji alanındaki üstünlükleri ile mümkündür. Çünkü büyümek ve ilerlemek için sürekli üretmek gerekiyor ve en çok üretime ihtiyacımız olan alan da teknoloji.

İşimizde ehil olmalı, üzerimize düşeni yapmalıyız. AKINSOFT olarak biz sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve üzerimize düşen görevi hakkını vererek yaptığımıza inanıyoruz. Zira artık, teknoloji kelimesi AKINSOFT’la anılıyor ve biz de bu sorumluluğun bilincinde olarak daha çok çalışıyoruz. Çünkü biz; Türkiye’nin vizyonuyuz!

beyaz

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/zaman-birlik-beraberlik-zamani-bir-yanlis-bircok-dogruyu-goturebilir/feed/ 0
Ses Nedir? Nasıl Duyarız? Robotlarda Duyma Eylemi Nasıl Gerçekleşir? http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/ses-nedir-nasil-duyariz-robotlarda-duyma-eylemi-nasil-gerceklesir/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/ses-nedir-nasil-duyariz-robotlarda-duyma-eylemi-nasil-gerceklesir/#comments Sat, 26 Nov 2011 09:28:18 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4053 mehmet_saatci

Canlılarda ve makinelerdeki algılama sistemlerinden duyma konusunu ele alacağız bu sayımızda. Canlılarda duyu sistemi nasıl çalışır? Makinelerde muadili nasıl oluşturulur?

Duymayı anlatmak için öncelikle sesin oluşumunu ve aktarımını bilmemiz gerekiyor. Nasıl ki gözleri kör olan bir kişi için ışığın ve renklerin bir anlamı yoksa, doğuştan itibaren duyma yetisi olmayan biri için de ses diye bir şey yoktur. Öyleyse ses nedir? Nasıl oluşur? Canlıların duyabileceği sınırlar nelerdir?

Ses Nedir?
Ses; atmosferde bulunan hava dediğimiz değişik oranlardaki gazlardan (% 78′i azot, % 21 oksijen ,%1 oranında asal gazlar, hidrojen, helyum, argon, kripton, ksenon, neon) oluşan bir kütledir.

Dünya yer küresinin yüzeyinden yaklaşık 400 km kalınlığa kadar ulaşır, yükseklere çıkıldıkça seyrekleşir ve her yerde homojen değildir. Bu gazlar serbest halde dolaşır. Herhangi bir malzemenin mekanik titreşimlerine tepki gösterir. Bu mekanik titreşimlerle eş zamanlı oluşan hava kütleciklerine ses diyoruz. Yani ses sadece havanın olduğu yerde vardır. Hava yoksa canlılar için ses de yoktur.

Akciğerlerimize çektiğimiz havayı geri verirken hava ses tellerimizden geçer. Tellerin mekanik titreşimleri sonucunda genleşip daralan hava paketçikleri oluşur. Bu paketler bir sonraki hava moleküllerine  enerjilerini  aktararak gittikçe enerjilerini kaybederler ve belli bir mesafeden sonra sönerler. Bu durum sesi oluşturan kaynağın genliğine bağlı  olarak daha  yakına veya uzağa gitmesini  sağlar. Genellikle desibell (db) cinsinden ölçümlendirilir.

Nasıl Duyarız?
Yeterli enerji seviyesine sahip hava paketçikleri kulağımıza ulaştığında duyma eylemi gerçekleşir. Kulağımız üç ana katmandan oluşur; dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Dış kulak, kulak kepçesi ve kulak borusundan ibarettir. Kulak kepçesi hava paketlerini yakalar ve sesin yönünü bulmamıza yardımcı olur. Yakalanan ses paketleri, kulak borusundan ilerleyerek orta kulağın bir parçası olan kulak zarına gelir ve paketler soğan zarına benzeyen kulak zarını titreştirir. Kulak zarı bu titreşimleri 12-19 kat arttırdıktan sonra kendine bağlı ardışık üç kemik (Örs, Çekiç, Üzengi) aracılığıyla iç kulağa aktarır.  İç kulaktaki Perilenfa sıvısı bu kemikler tarafından titreştirilir.
Buradan da Endolenfa Membranına ulaşırlar. Endolenfa’daki dalgalanma ince kıl şeklindeki reseptörleri (Corti Organı) uyarır. Bu işlem, sinir impulslarının başlamasını ve işitme siniri ile beyne taşınmasını sağlar. Beyin bu sinyalleri yorumlar ve böylece duymuş oluruz. Yalnız, bu doku sistemlerinin yapıları gereği yakalayabilecekleri bir titreşim sınırı vardır. Bu sınır insanlar için saniyede yirmi ile yirmi bin (20 – 20.000 Hz) titreşim arasında olur. Bu sınır canlılar arasında farklılık gösterir. Saniyede  beş titreşim kullanan canlılar (fillerin kullandığı) olduğu gibi, otuz beş kırk bin titreşim kullanan canlılar da (yarasalar) bulunmaktadır. Çocukların ve gençlerin kulakları yetişkinlere göre daha yüksek frekanslı seslere (titreşimlere) duyarlıdır.  Saniyedeki titreşim veya dalga sayısına frekans denir ve birimi Hertz (Hz) dir.  Ses havada etki yöntemi  ile dağıldığından belli bir hızı vardır. Bu hız normal sıcaklık altında (23 santigrat) saniyede 333 mt / sn dir. 32 santigrat derece civarında 340 /sn dir. Sesin bu özelliği kullanılarak sonar radarları geliştirilmiştir.

İki kulağımız olduğundan, ikisi arasındaki ses şiddetini kıyaslayarak sesin geldiği yönü bulabiliriz. Kulağımızda genzimize açılan bir kanal (Östaki Borusu) vardır. Bu kanal, kulak içi basıncın ayarlanmasında kullanılır. Genellikle kendi sesimizi bu kanaldan gelen titreşimler vasıtası ile duyarız. Bu sebeple de kendi sesimizi bir kayıt cihazından dinlerken tanıyamayız. Bunun nedeni; biz konuşurken sesin çoğunluğunun Östaki Borusu’ndan gelmesidir. Kendi sesimizi bu şekilde tanımlarız. Sesimizi kayıt cihazından dinlerken, sesimiz dış kulak yoluyla beyne ulaştığından tanıyamayız.

Robotlarda Duyma Eylemi Nasıl Gerçekleşir?

Robotlarda duyma, şu an için canlılardaki kadar gelişmiş olmasada yapısal olarak canlılardakinin kopyası sayılabilir. Ses önce mikrofon dediğimiz ses paketlerini elektrik sinyallerine çeviren  kompanente girer. Buradaki kulak zarına benzeyen diyaframa çarpar ve diyafram hareketleri çeşitli  elektrik üretme mekanizmalarından biri vasıtası ile (Genellikle sabit bir mıknatıs üzerinde diyaframa tutturulmuş bir bobin) elektrik sinyallerine dönüştürülür. Fakat üretilen bu sinyaller işlenebilmek için yeterli büyüklükte (Genlikte) olmadıklarından bir yükselteç (Amplifikatör) yardımıyla gerekli seviyeye yükseltilir. Bu elektrik sinyalleri bilgisayar tarafından çözümlenebilecek nitelikte olmadıklarından bilgisayarların çalışma prensibini oluşturan binary sisteme uyarlanmaları gerekir. Analog digital çevirici (A/D Converter) bir sistemle analog sinyaller sayısal sinyallere çevrilerek bilgisayara aktarılır. Bilgisayara önceden yüklenmiş olan seslere karşılık gelen sayısal verilerle karşılaştırılır ve buna karşılık gelen komut yerine getirilir. Bilgisayarların hızları arttıkça bu komutları değerlendirme ve işleme zamanı azalmakta, seslerin daha hassas işlenebilmesi sağlanmaktadır. Bugün aynı yöntem birçok şirket tarafından insansız telesekreter hizmeti verecek şekilde de kullanılmaktadır.

akinci

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/ses-nedir-nasil-duyariz-robotlarda-duyma-eylemi-nasil-gerceklesir/feed/ 2
Gelecek İçin Stratejik Bir Başlangıç Noktası, AKINSOFT İnsan Kaynakları Departmanı http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/gelecek-icin-stratejik-bir-baslangic-noktasi-akinsoft-insan-kaynaklari-departmani/ http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/gelecek-icin-stratejik-bir-baslangic-noktasi-akinsoft-insan-kaynaklari-departmani/#comments Sat, 26 Nov 2011 09:22:19 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=4034 hasan_bozyigit

“Bir hayalim vardı. Tanımı, departmanı, görevi fark etmez… Adı ne olursa olsun bir gün AKINSOFT ekibinin arasında ben de olmak istiyorum.” ya da “İyi bir gelecek, istediğim bir kariyer ve elbette sonrasında yüzümü güldürecek bir maddi kazanç” diyenlerin departmanıdır AKINSOFT İnsan Kaynakları Departmanı.

Yıllarca süren okul serüveninin sonunda hep iyi bir kariyer hayal etmişizdir. Okul hayatı bitti mi hayatın ilk adımını atmaya hazırlanırız hemen. Öncesinde küçük bir tatil yaptıktan sonra tabi ki. Çalarız kapıları tek tek. Elden CV bırakırız. İnternetten araştırır, başvurularda bulunuruz. Çoğumuz bu süreçte o kadar yıpranırız ki ne oluyor deriz. Her gittiğimiz yer bize tecrübe sorar, askerliğimizi sorar, yetkinliğimizi ölçer. Bir başlangıç noktası bulsak çok şey yapacağız deriz. Ama birçoğumuzun bu süreçte heyecanı gider, şevki kırılır. Ya öylesine bir yerde işe girer çalışmaya başlarız ya da erkekler için askerlik görevimizi yapmaya koşarız. Hayat dedik ya. Hayata ilk adım atar atmaz gerçekler karşımıza çıkar. Ve tanışırız hayatla…

İşte birçok yeni mezun arkadaşımızın ilk yaşadığı süreçtir bu süreç. Bu süreci yaşadıktan sonra kendi kendilerine birçok telkinde bulunurlar. Bizde birçok seminerimizde üstüne basmışızdır. Okul sürecinde kendinizi geliştirin, yetkinliklerinizi arttırın ve hedeflerinizi belirleyin diye. Ancak birçok arkadaşımız bu adımları atlayarak mezun olur ve şansı da yerinde değilse bilinen sonuçla karşı karşıya kalır.

AKINSOFT olarak, hayatın her aşamasında en önemli faktörünün insan olduğunu bilerek başladık. Hatta vizyonumuza da ekledik. “İnsana ve insanlığa değer verilmeyen köşe kalmasın.” dedik. AKINSOFT İnsan Kaynakları Departmanı olarak, ilk işe alım süreçlerinde kişinin genel kültür, yetenek, kişilik envanteri ve teknik bilgisinin ölçülmesinin yanında en çok dikkat ettiğimiz noktalardan birisi de bireyin vizyon sahibi olmasıdır. AKINSOFT’u ideallerinin arasına koymuş olması da artı bir değerdir elbette. Tecrübe olmayabilir ki nitekim firmamızda çalışan birçok arkadaşımızın ilk iş tecrübesidir. Ancak tamamlayıcı faktörlerinde olması gerekir. Yetkinlik bu adımların en önemlisidir. Yorum yapabilme, aktif bir kişiliğe sahip olma, düzenli bir hayata sahip olma, askerlik durumu, mezun olduğu okulun sektörümüzle ilgili olması gibi etkenler de göz ardı edilmemelidir tabi ki. Aslında bireyin ne istediğini çıkartmaya çalışır İnsan Kaynakları Departmanı. Eğer bireyin istekleri ile firmanın verebilecekleri örtüşüyorsa işte o zaman gerçekten verimli bir iş ortaklığı kurulmuş demektir. Testler, mülakatlar hep bunun içindir. Sizi tanımaya çalışırız. Elbette sizin de firmayı tanımanız için elimizden geleni yaparız. Tek taraflı isteklerin karşılanması elbette doğru olmayacaktır.

Üretken ve işinde başarılı olmanın en önemli adımlarından biri doğru meslek seçiminin yapılmış olmasıdır. Yaptığınız işte mutlu olmazsanız, hayatınız da zevkli ve yaşanabilir olmayacaktır. Eğer birçok süreçten geçip başladıysanız iş hayatına, işte o zaman keyfinize diyecek yoktur. Ancak her şey tamam değildir. Aslında yeni başladı da diyebiliriz. Çünkü bir çalışan olarak firmaya, pozisyonunuza göre bir şeyler verebilmeniz, üretmeniz, faydalı olabilmeniz gerekmektedir. AKINSOFT olarak bu departmanda bireylerin daha çok başarılı olabilmesi için doğru konuma yerleştirmenin önemini hep bildik. Elbette zaman zaman bireylerin istekleri, hayat koşulları ve idealleri değişebildi. Bu durumda da kariyer planlamasını buna göre yaptık. Çünkü çalışanın verimli olabilmesi için, işini severek yapabilmesi, kısaca mutlu olabilmesi şart. Çalışan firmaya karşı bir şeyler verebilmeli, faydalı olabilmeli, üretken olmalı. Bu noktada da iyi bir gözlemci olunması gerekir. Hiç bilmediğiniz bir yapı içerisindesiniz. Faydalı olabilmek için öncelikle işinizi iyi tanımanız gerekir. İşte tam bu noktada AKINSOFT İnsan Kaynakları departmanı olarak çalışanlarımızın bu eksiklerini gidermek adına periyodik ya da ihtiyaca göre Departman niteliklerine göre çeşitli eğitimler düzenlemekteyiz. Bu eğitimlerle çalışanlarımızın işine daha da hakim olmasını sağlayarak özgüven sahibi, verimli, kaliteli bir personel olmaları yönündeki adımları atmaktayız. Elbette departman yöneticilerinin de gün içerisinde sürekli irtibatta olarak eksiklerini tamamlaması yönündeki telkinleri de bu süreci hızlandırmaktadır.

Okul bitti, başvuruları yaptık, süreçleri geçirdik, işe alındık, eğitimlere girdik, işimizi tanıdık… Evet. Firmamız artık bizden performans bekliyor. Dolayısıyla diğer iş arkadaşlarımızla istesek de istemesek de tatlı bir maratona gireriz. En başarılı ben olacağım olgusu vardır hepimizde. Eee, öyle de olmalıdır. En zor ve karmaşık işlerden biridir performans ölçmek aslında. Adil olmalı, başarıyı sayısal olarak ifade edebilmelisiniz. Biz de bu noktada her zaman göreceli kavramlar yerine, itiraz götürmez değerleri seçmeyi tercih ettik. Bu sayede iş arkadaşlarımız da şeffaf bir politika izlememizden dolayı bu değerleri sahiplendi ve başarı göstermek için var gücüyle çalışmaya gayret gösterdi. Bir faktör daha var ki asla unutulmamalı. “Motivasyon” Bu nedenle zaman zaman gerçekleştirdiğimiz sosyal aktiviteler yoğun iş temposunun yükünü bir nebze de olsa atabilmek için faydalı olmaktadır.

AKINSOFT İnsan kaynakları departmanı olarak şunu çok iyi biliyoruz; insan olgusu ile uğraşırken saydıklarımız gibi yüzlerce şey daha sayılabilir. Psikolojik destek, ücret yönetimi, sosyal hayattaki paylaşımlar, çalışanımızın bilgi ve tecrübelerini arttırabilmeleri için ek eğitimler….. gibi. Zor yanları da bir hayli fazla tabi ki. Her karaktere göre hareket edebilmeli, ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamalısınız. Ama en güzel tarafı da bir iş arkadaşımızın başarısıyla güzel bir kariyer elde etmesi, iyi bir kazanca sahip olması ve mesai bitiminde güler yüzle eve dönmesidir.

Hasan BOZYİĞİT
AKINSOFT İnsan Kaynakları ve Bayi Satış Müdürü

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/11/akinsoft-genel-merkez/gelecek-icin-stratejik-bir-baslangic-noktasi-akinsoft-insan-kaynaklari-departmani/feed/ 0
BİLİŞİM SEKTÖRÜ ve SEKTÖRÜN DÜNYA EKONOMİSİNE ETKİSİ http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/bilisim-sektoru-ve-sektorun-dunya-ekonomisine-etkisi/ http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/bilisim-sektoru-ve-sektorun-dunya-ekonomisine-etkisi/#comments Tue, 16 Aug 2011 09:00:46 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3762

49

Teknolojik anlamda hızla gelişen ve güçlenen ülkeleri gözlediğimiz zaman, ivmelenme üzerinde bilişim sektörünün oynadığı rol rahatlıkla fark edilebilir. Bilişim ve teknoloji artık birbirinden bağımsız düşünülemeyecek kavramlar olarak hepimizin düşüncelerinde yer etmiş durumda.

Çok değil, yalnızca son yirmi yılı incelediğimiz zaman, bilişim sektöründe yer alan firmaların çok hızlı bir şekilde yükseldiği ve ülke ekonomisinde çok büyük paylara sahip olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bunun en büyük sebebi; tüm sektörler içinde yer alan faaliyetlere bağlı sorunlara yönelik çözüm olabilen ve aynı şekilde gelişime yönelik cevap verebilen, tek sektörün yine bilişim sektörü olmasıdır. Kısacası bilişim; günlük hayatımızda dahil olmak üzere, gerçekleştirilen tüm faaliyetler için, eksikleri tamamlayan ve mevcudu hızlandıran bir yapıya sahiptir. Zaman ile yarıştığımız günümüz yaşantısında konu ne olursa olsun bize çözüm yaratabilen bilişim, gerek sosyal gerekse iş hayatımız için sürekli andığımız, vazgeçilmez bir kavram haline gelmiştir.

Hitap ettiği bu çok geniş alan sayesinde bilişim sektörü de kendini sürekli yenileyerek geliştirme fırsatı bulmuş, çok yönlülüğü sayesinde kendisine yapılan yatırımları hızla karlılığa çevirmeyi başarmıştır. Bugün biliyoruz ki; bir ülkenin, diğer ülkeler üzerinde etkisi yalnızca teknolojik anlamdaki gücüyle değil, teknolojinin beraberinde ekonomik anlamda da güçlü olmasına bağlıdır. Bir ülkeyi ekonomik anlamda ileri götürecek yapıların, büyük yatırımlar ile yüksek karlılık hedefleyen şirketsel yapılar ve kazançları olduğu düşünülür. Buna karşılık,  bilişim üzerine yapılan çalışmaların pahalı yatırımlar gerektirmemesi, hammaddesinin bilgi ve yaratıcılık olması, hitap edebileceği sektörlerin sınırsız olması, bilişim firmalarını yukarı taşır.
Bilişim çağında,  ülkelerin; büyüme, rekabet etme, istihdam sağlama, dünya ekonomisinde pay sahibi olmaları bilişim ve teknoloji alanın da sahip oldukları üstünlüğe bağlıdır. Bilim ve teknolojinin ülkeler üzerindeki, kalkınma ve verimlilik etkisi büyüktür. ABD’ye  baktığımız zaman,  1990’lı yıllarda dünyanın diğer ülkelerinde yaşanan  ekonomik durgunluk ve olumsuzluklara rağmen, ABD büyümeyi başarmış, enflasyonunu düşürmüş, işsizliğini en aza indirmiştir. Diğer ülkeler, enflasyon ve işsizlikle mücadele etmeye çalışırken, ABD bilişim ve teknolojiye yaptığı girişim sayesinde ülke ekonomisine büyük katma değer sağlamıştır.
Bilişim sektörü ile ilgili başka bir başarı öyküsü de; Dünyada  3 I olarak adlandırılan Hindistan, İrlanda ve İsrail ülkelerine aittir. Bilişim  sektörün önemini ve sektördeki boşluğu daha önce  fark ederek, devlet desteği ile gerekli yatırımlar yapılarak yazılım ve hizmet ürünleri pazarında büyük paya sahip olmuşlardır. Gelişmekte olan ülkelerde bilişimin ülke ekonomisine sağladığı katma değeri bu üç ülkede açıkça görebiliyoruz.
Yakın zamanda kurulmuş, geçmişi en az 7 yıllık olan bilişim firmaları, asırlık dev sanayi firmaların değerlerinden nasıl birkaç kat değer üstüne çıkmış ve ülke ekonomisine sağladıkları katma değer tartışılamaz bir hal almıştır. Peki bilişim sektöründe geçmişi çok fazla olamayan bu firmalar nasıl oluyor da neredeyse bir asırlık sanayi devi firmaların önüne geçebiliyor? Niye biliyor musunuz? Çünkü; artık “Sanayi Toplumundan”, “Bilgi Toplumuna” geçiş evresindeyiz. Avrupa Birliği tarafından başlatılan “Bilgi Toplumuna Dönüş” çalışmaları ve dünyada bilişim teknolojilerin önemi her geçen gün artmaktadır. Artık fabrika ve maddi üretim ülke ekonomisinin temel faktörü olmaktan çıkmıştır. Bilişim çağında bilgi ve hizmet ürünleri önem kazanarak, maddi üretim, yerini düşünce üretimine bırakmıştır.
Dünya gündemini takip edenler bilirler;  bulunduğumuz yılın şubat ayı içerisinde ABD Başkanı Barack Obama, Silikon Vadisi’nin on milyarderi ile aynı masada buluşmuş, buluşmanın gündeminde ise; başta eğitim olmak üzere, Ar-Ge çalışmaları, istihdam ve gençlerin teknolojik çalışmalara ve mühendisliğe yönlendirilmesi gibi konular tartışılmıştı. İlgili buluşma bilişim sektörü gündeminde çok geniş bir şekilde yer almakla birlikte, konudan bağımsız tüm sektörler ve yatırımcılar tarafından da dikkatle izlendi. Masada bulunan yöneticilerin temsil ettikleri firmalar, sadece Amerika’nın değil, tüm dünyanın yakından tanıdığı ve bildiği firmalardı. “Bir Trilyon Dolarlık Masa” ifadesi ile birlikte tüm dünyanın gözü, ticari anlamda bilişim sektörüne çevrildi. Tüm dünya, yayınlanan şirket cirolarını ve şirketlerin borsa değerlerini gözden geçirdi. Ne kadar yatırım yapılarak, nasıl kısa süreler içerisinde hangi cirolara ulaşıldığı araştırıldı. Sonuç olarak; geleceğin ekonomik anlamdaki en büyük yatırımlarından birinin bilişim sektörü olduğu, tüm dünya tarafından net bir şekilde fark edilmiş oldu.
Yalnızca bir ifade olarak algılanan bir trilyon dolar, maddi anlamda ne kadar büyük bir nicelik? Türkiye için Bir Trilyon Dolar neyi ifade eder? Bunun için 2010 yılı, Türkiye’nin en büyük 500 firması üzerinden örneklendirme yapabiliriz. Fortune Dergisi’nin yaptığı araştırma neticesinde; ülkemizin ilk 500 firmasının toplam cirosu; 294 milyar 464 milyon dolar olarak görülmekte. Basitçe ifade etmek gerekirse; Amerika’nın önde gelen 10 bilişim firmasının toplam cirosu, ülkemizin ilk 500 firmasının toplam cirosundan üç kat daha fazla. Ülkemiz ilk 500 firması içerisinde ilk sırada yer alan firmamızın cirosu yaklaşık 16 milyar dolar iken; sadece Facebook cirosunun kendi başına 50 milyar dolar olması, maddi anlamda konunun net bir şekilde anlaşılmasını sağlamaktadır. TÜİK rakamlarına göre; ülkemizin 2010 gayri safi milli hasıla rakamı 1 trilyon 105 milyar 101 TL’dir. Diğer taraftan Amerika’nın önde gelen 10 bilişim firmasının yıllık cirosu 1 trilyon dolardır.
Bu durumda; zaman kaybetmeden Türkiye, bilişim sektörünün önemini anlamalı ve gerekli çalışmalara hızla başlanarak sektörde yerini almalıdır. Ülkemiz, dünya bilişim sektöründe hem jeolojik, hem de sosyal yapı olarak başarılı olabilecek ülkeler arasındadır. Sektörlerin tüm bölümlerine hitap eden bilişim ve teknolojiyi üretmek için, gerekli olan hammadde; akıl, bilgi ve yaratıcılıktır. Bilişim sektörünün en önemli sermayesi eğitimli insanlardır. Genç, dinamik nüfusun yoğun olduğu ülkemizin en büyük kaynağı akıl ve insan gücüdür. Bizim, yeni bir enerji kaynağına, hammaddeye, trilyonluk tezgahlara ihtiyacımız yoktur. Biran önce  stratejilerimizi belirleyip, vizyonumuzu oluşturmalıyız. İnovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına gereken önemi vermeliyiz. Sonuç olarak; Dünya bilişim sektöründe “Biz de Varız” demeliyiz.
Ülkemizin jeopolitik konumunun önemini iyi kullanmalı, hem iç hem de dış pazardaki politika ve stratejilerimizi belirleyerek, ithalat ve ihracatı aynı zaman diliminde yürütmeli, gereken teşvik ve desteği  devlet kanalıyla almalıyız. Ülkemizi teknolojiyi dışardan ithal eden  değil, dışarıya ihraç eden  konumuna getirmeliyiz.
Biz  AKINSOFT olarak;  “Mavi Gücü Hissedin” sloganıyla çok şey başardık. İlk önce kendi vizyonumuzu ve stratejilerimizi belirledik, büyüdük, markalaştık ve dış pazara açıldık. Bütün bunları sadece  kendi öz sermayemizi kullanarak yaptık, hiçbir destek almadık. İnandık,  hedeflerimizi belirledik ve başardık.
Türkiye; sadece inan, “Türkiye’nin Geleceği Bilişim ile Şekillenecek”.
]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/bilisim-sektoru-ve-sektorun-dunya-ekonomisine-etkisi/feed/ 0
AKINSOFT’un Tarım Robotu PNCR-1 http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/akinsoft%e2%80%99un-tarim-robotu-pncr-1/ http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/akinsoft%e2%80%99un-tarim-robotu-pncr-1/#comments Tue, 16 Aug 2011 08:59:29 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3739

44

Şeker pancarı; şekerin yanı sıra tarım, hayvancılık, yem, ilaç, et, süt, nakliye ve hizmet sektörleriyle de iç içe geçmiş olduğundan PNCR-1’in bu sektörlerde büyük bir ivme yaratması bekleniyor.

SektörePaket Programları, Ticari Otomasyon Sistemleri, Web Tabanlı Programlar ve ERP Çözümleri ile yazılım sektöründe faaliyet gösteren AKINSOFT, hızlı bir gelişme göstererek 120 programlık dev arşivi, 13 ülkede 2000’i aşkın Çözüm Ortağı yapılanmasıyla onbinlerce müşterisine kaliteli hizmet ulaştırmak için 16 yıldır çalışıyor. 1995’te hiçbir sermaye desteği almadan kendi öz sermayesi ile kurulan ve yapılanmasını bu şekilde devam ettiren firma, robotik teknolojiler konusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda şeker pancarında verimde  büyük artış sağlayacak olan Tarım robotu PNCR-1’in ilk saha çalışmasını 30 Mayıs 2011 tarihinde yaptı.
28 yıllık vizyonunu kurulduğu yıllarda belirleyen firma, vizyonunu 5’er yıllık periyotlar halinde sıralamış, 2005 ve 2010 vizyonlarını başarıyla gerçekleştirmişti. 2015’te insansı robotların seri üretimine başlamayı planlayan firma, robotik teknolojiler konusundaki ilk çalışması olan PNCR-1’in ilk saha çalışmasını başarı ile gerçekleştirdi. Bir sonraki ekim dönemine kadar tamamlanması planlanan robotun tüm mekanik aksamları, elektronik devreleri ve yazılımları AKINSOFT Robotik Departmanın da geliştirildi. Testleri halen devam eden PNCR-1’in son testlerinin de olumlu sonuçlanması ile birlikte ilk ekim dönemine hazır olması bekleniyor.
Prototipinde iki çize halinde ekim yapan PNCR-1, tamamlanması durumunda 10 çize ekim yapabilecek hale getirilecek. Gelecek dönemde pancar ekimi dışında toprak analizi, gübreleme ve yabancı otla mücadele konularında hizmet verecek olan PNCR-1, otomatik olarak pancar ekecek, intaştan sonra mükerrer ekim için kontrolleri gerçekleştirecek ve istenildiği zaman su ya da gübreleme için toprak analizi yapacak.
41
Sektörel Paket Programları, Ticari Otomasyon Sistemleri, Web Tabanlı Programlar ve ERP Çözümleri ile yazılım sektöründe faaliyet gösteren AKINSOFT, hızlı bir gelişme göstererek 120 programlık dev arşivi, 13 ülkede 2000’i aşkın Çözüm Ortağı yapılanmasıyla onbinlerce müşterisine kaliteli hizmet ulaştırmak için 16 yıldır çalışıyor. 1995’te hiçbir sermaye desteği almadan kendi öz sermayesi ile kurulan ve yapılanmasını bu şekilde devam ettiren firma, robotik teknolojiler konusunda yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda şeker pancarında verimde  büyük artış sağlayacak olan Tarım robotu PNCR-1’in ilk saha çalışmasını 30 Mayıs 2011 tarihinde yaptı.
28 yıllık vizyonunu kurulduğu yıllarda belirleyen firma, vizyonunu 5’er yıllık periyotlar halinde sıralamış, 2005 ve 2010 vizyonlarını başarıyla gerçekleştirmişti. 2015’te insansı robotların seri üretimine başlamayı planlayan firma, robotik teknolojiler konusundaki ilk çalışması olan PNCR-1’in ilk saha çalışmasını başarı ile gerçekleştirdi. Bir sonraki ekim dönemine kadar tamamlanması planlanan robotun tüm mekanik aksamları, elektronik devreleri ve yazılımları AKINSOFT Robotik Departmanın da geliştirildi. Testleri halen devam eden PNCR-1’in son testlerinin de olumlu sonuçlanması ile birlikte ilk ekim dönemine hazır olması bekleniyor.
42
Prototipinde iki çize halinde ekim yapan PNCR-1, tamamlanması durumunda 10 çize ekim yapabilecek hale getirilecek. Gelecek dönemde pancar ekimi dışında toprak analizi, gübreleme ve yabancı otla mücadele konularında hizmet verecek olan PNCR-1, otomatik olarak pancar ekecek, intaştan sonra mükerrer ekim için kontrolleri gerçekleştirecek ve istenildiği zaman su ya da gübreleme için toprak analizi yapacak. Görüntü işlem algoritmaları ve radyo frekansı yer algılama sistemiyle konumunu kendisi belirleyecek ve yapay zeka tümleşik sistemi sayesinde ekim işlemini kendisi  gerçekleştirecek.
Tarla sahibinin ekimin yapılacağı alanı bir kez tanımlamasından sonra başka herhangi bir komut kullanmaksızın ekim, gübreleme, ilaçlama ve zararlı otlardan arındırma gibi işlemleri yapacak olan PNCR-1; ülkemizde şeker pancarı tarımı, şeker pancarı üretimiyle geçimini temin eden yaklaşık 500 bin çiftçinin, diğer bir ifadeyle 3 milyon insanı yakından ilgilendiriyor. Şeker pancarı; şekerin yanı sıra tarım, hayvancılık, yem, ilaç, et, süt, nakliye ve hizmet sektörleriyle de iç içe geçmiş olduğundan PNCR-1’in bu sektörlerde büyük bir ivme yaratması bekleniyor.
44
AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı ve Bilgisayar Yüksek Mühendisi Özgür AKIN’ın başkanlığında yürütülen çalışmalarda AKINSOFT Robotik Departmanı mühendisleri ve teknisyenleri Mehmet Saatçi, Resul Aydoğan, Gülay Görgülü, Adnan Tahsin Öcal ve Mehmet Akman yer aldılar. Tohum seçme ve ekme üniteleri tamamlanan robotun gelecek dönemlerde güneş enerjisi ile çalışan versiyonunun üretimi planlanıyor.
]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/akinsoft%e2%80%99un-tarim-robotu-pncr-1/feed/ 0
İNSANSI ROBOT AKINCI-1 http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/insansi-robot-akinci-1-2/ http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/insansi-robot-akinci-1-2/#comments Tue, 16 Aug 2011 08:58:02 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3939 Bilim ve uzay çağındayız. Dünya hızla gelişiyor. Bilimin ve teknolojinin ışığında, her geçen gün biraz daha gelişen dünyanın bu hızına, Türkiye ayak uyduramıyor. Neredeyse hemen her gün yeni bir  teknoloji haberi alıyoruz. Öyle ki; artık bu gelişmeleri takip edemez olduk. Keza bu her alanda böyle; eğitim, sağlık, endüstri… vb. alanlarda yapılan teknolojik yenilikler sürekli değişiyor.
Bu bağlamda Türkiye’nin yazılım sektörünün en iyi örneklerinden biri olan AKINSOFT, üzerinde çalıştığı yeni bir proje ile çıktı karşımıza. Zaten teknolojinin içinde olmasıyla bilinen firmanın ülkeye getirdiği birçok yenilik var, fakat son projesi olan “Robotik Teknolojiler Seri Üretimi” bizi oldukça heyecanlandırdı. Bu konuda AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı Özgür AKIN, robotik teknolojileri konusunda düzenlediği bir basın toplantısında: “Robotics Departmanı; bilgisayar mühendisi, bilgisayar teknikeri, elektirik teknikeri ve bilgisayar yüksek mühendisi olmak üzere 6 kişilik bir kadrodan oluşuyoruz. Robotics alanında iki tane prototip için AR-GE çalışmaları başlatmıştık. 2015′te seri üretime geçmeyi planlıyoruz. Yapay zeka yazılımları ile çalışacak robotlar, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile park ve bahçelerde, restorantlarda garsonluk  yapacak ve ev hayatında en iyi yardımcılarımız olacak. Robotlar insan hayatını kolaylaştıracak ve insanlığa hizmet edecek” şeklinde konuşmuştu. Bunun üzerine biz de AKINSOFT Robotik Departmanı Mekatronik  Sorumlusu Mehmet SAATÇİ ile görüşerek,
36
Bilim ve uzay çağındayız. Dünya hızla gelişiyor. Bilimin ve teknolojinin ışığında, her geçen gün biraz daha gelişen dünyanın bu hızına, Türkiye ayak uyduramıyor.Neredeyse hemen her gün yeni bir  teknoloji haberi alıyoruz.  Öyle ki; artık bu gelişmeleri takip edemez olduk. Keza bu her alanda böyle;  eğitim, sağlık,  endüstri… vb. alanlarda yapılan teknolojik yenilikler sürekli değişiyor.
Bu bağlamda Türkiye’nin yazılım sektörünün en iyi örneklerinden biri olan AKINSOFT, üzerinde çalıştığı yeni bir proje ile çıktı karşımıza. Zaten teknolojinin içinde olmasıyla bilinen firmanın ülkeye getirdiği birçok yenilik var, fakat son projesi olan “Robotik Teknolojiler Seri Üretimi” bizi oldukça heyecanlandırdı. Bu konuda AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı Özgür AKIN, robotik teknolojileri konusunda düzenlediği bir basın toplantısında: “Robotics Departmanı; bilgisayar mühendisi, bilgisayar teknikeri, elektirik teknikeri ve bilgisayar yüksek mühendisi olmak üzere 6 kişilik bir kadrodan oluşuyoruz. Robotics alanında iki tane prototip için AR-GE çalışmaları başlatmıştık. 2015′te seri üretime geçmeyi planlıyoruz. Yapay zeka yazılımları ile çalışacak robotlar, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile park ve bahçelerde, restorantlarda garsonluk  yapacak ve ev hayatında en iyi yardımcılarımız olacak. Robotlar insan hayatını kolaylaştıracak ve insanlığa hizmet edecek” şeklinde konuşmuştu. Bunun üzerine biz de AKINSOFT Robotik Departmanı Mekatronik  Sorumlusu Mehmet SAATÇİ ile görüşerek, sizler için bir röportaj gerçekleştirdik. Ülkemiz için dikkat çekici konuşmalar keydettik.35

Mehmet Bey nedir bu insansı robotlar tanımlar mısınız?

Elbette. Dünyanın bir çok yerinde robot üretme fikirleri var. Bu robotlar insan hayatını kolaylaştırmaya ve insanların günlük işlerle vakit kaybetmesini önlemeye yönelik. Kısacası insanların yaptığı birçok işi, robotların yapmasını sağlamaya yönelik yapılan elektronik mekanizmalardır.  Biz de burdan yola çıkarak insan hareketlerini taklit eden robotlar yapmak istedik. Bugün geldiğimiz noktada robotumuz üzerinde, insan kas sistemini oluşturmayı başardık. Robotumuz insan vücut hareketlerinin belli bir kısmını gerçekleştiriyor; ancak bu konuda çalışmalarımız devam ediyor, daha fazla ilerleme kaydedeceğiz.
Peki bu robotları nerelerde kullanmayı düşünüyorsunuz?
Tabiki ilk robotumuz iş yerlerinde  kullanmaya yönelik olacak. Örneğin; bir iş yerinde çalışan personele, çay-kahve servisi yapmak ya da  iş yerinin temizliğini yapmak… gibi görevleri üstlenecek. Öncelikle bunu hayata geçirip, sonrasında da evlerde kullanılabilecek robotlar üreteceğiz.
Robotların patenti kime ait olacak? Robotlar için gerekli tüm parçaları Türkiye’den mi yoksa yurt dışından mı temin ediyorsunuz?
Patenti bize, yani AKINSOFT’a ait olacak. Gerekli tüm malzemeleri kendi ülkemizden temin ediyoruz. Yurt dışıyla bir alakamız yok. Şirketimizin bünyesindeki Türk mühendis ve teknik elemanlarla çalışıyoruz. Yani tamamen “Made in Turkey and AKINSOFT” olacak.37
Ne zaman seri üretime geçmeyi planlıyorsunuz?
Şuan robotumuz görüntü ve ses algılama konusunda büyük gelişme kaydetti. Konuşup, sorulan sorulara cevap verebiliyor. Matematiksel işlem yapabiliyor, yürüyor ve verilen komutları yerine getiriyor ancak bunlar bizim için yeterli değil. Robotumuz üzerinde daha farklı düşüncelerimiz, gerçekleştirmemiz gereken uygulamalar var. Bu yüzden ilk etapta hedef yılımız 2015. Projemizi daha erken bitirme şansımız da var fakat; biz 2015′e kadar çalışmak istiyoruz, yarattığımız ürün en iyisi olmalı. Bu yüzden uzun soluklu ve oldukça titiz çalışıyoruz.
Ürettiğiniz robotu ülkemizde yaşayan her vatandaş  kullanabilecek mi, her kesime hitap etmeyi düşünüyor musunuz?
Hedeflediğimiz gibi seri üretime geçtiğimizde her vatandaş kullanabilecek. Yerli ürünlerden yani dışa bağımlı kalmadan üreteceğimiz için maliyeti de çok yüksek olmayacak. İnsanlar evlerine çamaşır makinası, buzdolabı alır gibi bu insansı robotlardan alabilecekler.
İnsansı robotların “gel-git” gibi tek kelimelik sesleri algılayarak yönlendirildiğini öğrendik. Bu büyük bir başarı bu konuda neler söyleyeceksiniz.?
Evet. Şu an robotumuz sesleri algılaya biliyor. Ses ile yönlendirilebiliyor halde ama bu bizim için yeterli değil. Çünkü bizim için sesle yönlendiriliyor olması yeterli değil. Zaten dünyada da bu tür örnekler var. Bizim farkımız şu; biz görüntü odaklı çalışıyoruz. Görerek algılayabilecek robotlar üretme amacındayız.38
Mesela robotumuza geometrik bir şekil göstereceğiz, o bunun hangi geometrik şekil olduğunu algılayıp ona göre hareket edecek. Önüne bir sandalye koyduğumuzda bunun nasıl bir şekil olduğunu, ne işe yaradığını, ne yapması gerektiğini, proglamlandığı gibi algılayacak ve ona göre hareket edecek. Şuan dünyada ortaya çıkarılan birkaç robot böyle bir durumla karşılaştığı zaman, o sandalyeye çarpıp düşebiliyor ancak bizim robotumuz ona çarpmak yerine, sandalyeyi kaldırıp, kenara koyup öyle geçecek. Robotlar üzerindeki temel amacımız görsel iletişimi başlatmak. Ancak bunu gerçekleştirdiğimiz zaman kendimizi başarılı olarak nitelendireceğiz, henüz bunun için erken.
Peki bu insansı robot fikri kime ait?
Fikir Özgür AKIN’a ait. Zaten kendisi şirketin kurulduğu ilk yıldan beri 2015′te robot seri üretimine geçeceğini söylüyor. Hep birlikte Özgür Bey’in liderliğindeki ekibimizle, 2015 hedefimiz için gece-gündüz çalışıyoruz. İnşallah Türkiye’de insansı robot üreten ve dünyaya ihraç eden tek firma haline geleceğiz. Ülkemizin adını teknoloji ve bilim alanında tüm dünyaya duyuracağız. Görüntü işleme konusunda legolarda çalışmalar gerçekleştirdik ve görüntünün şeklini tespit ederek, görüntüye yönelen bir prototip ürettik. AKINSOFT olarak robotik alanında dünyanın merkezi haline gelmeyi planlıyoruz.
40Türkiye gündeminden böyle güzel gelişmeler duymak bizi oldukça heyecanlandırıyor. Dileriz bu yenilikler devam eder. Çünkü ülkemizin tanıtıma ihtiyacı var. Ayrıca bilimin ve teknolojinin ışığında daha hızlı ilerleme katetmesi gerekiyor. AKINSOFT gibi bilimle uğraşan yerli firmalarımız oldukça, çok yol alacağımızdan eminim. Bu yüzden öncelikle; ülkemiz için büyük düşünen, sürekli büyük işler yapma fikirleri öne süren, AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özgür AKIN’a daha sonra da bizimle bu röportajı radikal bir dille gerçekleştirdikleri için, AKINSOFT Robotik Departmanı Mekatronik Sorumlusu Sayın Mehmet SAATÇİ’ye teşekkür ediyor, ekibi ile birlikte başarılarının devamını diliyoruz.
]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/08/akinsoft-genel-merkez/insansi-robot-akinci-1-2/feed/ 0
Konya Bağımsız Milletvekili Adayı Özgür AKIN http://www.inovax.net/inovax/2011/05/akinsoft-genel-merkez/konya-bagimsiz-milletvekili-adayi-ozgur-akin/ http://www.inovax.net/inovax/2011/05/akinsoft-genel-merkez/konya-bagimsiz-milletvekili-adayi-ozgur-akin/#comments Mon, 23 May 2011 10:44:40 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3553 Değerli okuyucular,
Lise yıllarında başlayan teknoloji merakım, beni robotik teknolojiler konusunda doktora yapma noktasına kadar getirdi. Yazılım gibi sanal bir ürünü gerçek ilişkiler ağı ile yönetmenin gerekliliğine olan inancım ve sevdiğim işi yapıyor olmam bana iş hayatında başarıyı getiren en önemli unsurlar. Ben, bu inanç ile  Windows, DOS ve İnternet tabanlı 120′yi aşkın ticari ve sektörel program geliştirdim. Türkiye’de 2000’den fazla çözüm ortağı ağına ulaşan şirketim AKINSOFT, bugün Orta Asya Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere dünyada 11 ülkeye yazılım ihraç ediyor.
2010 yılı vizyonunda yer alan, Robotik Teknolojileri konusunda Ar-Ge çalışmaları başlatma hedefimizi, AKINSOFT ailesinin üstün performansı sayesinde 2009 yılında başlatarak vizyonlarımızı hep belirlediğimiz tarihlerden önce yerine getirdik. Yalnızca iş adamı kimliğiyle değil, aynı zamanda bir bilim adamı olarak geleceğin teknolojisi olarak gördüğüm Robotik Teknolojileri üzerinde yoğunlaştım. Umuyorum ki birkaç ay içinde ilk tarım robotumuzun prototipini sizlerle paylaşacağız.
Ülkemizin  en büyük kaynağı hiç kuşkusuz nüfusumuzun çoğunluğunu oluşturan gençlerimiz. Zinde, dinamik ve heyecanlı olan gençlerimiz üretmek, geliştirmek ve her alanda bulunmak istiyor. Bu kadar genç bir nüfusa sahipken, hala üretemiyor olmak, maalesef gençlerimizin gelecek kaygısı taşımalarını sağlıyor. Ülkelerine, ülke yöneticilerine güveni azalan gençlerimiz, giderek siyasetten uzaklaşıyor. Diğer yandan dünya hızla değişiyor ve ülkemiz bu gelişmelerin paralelinde 21. yüzyılda daha çok söz sahibi olmak istiyor. Teknolojik atılımlarını gerçekleştirebilen ülkeler, değişime ayak uydurabiliyor, yapamayanlar ise diğer ülkelerin uyduları olarak kalıyor. Göstergeler teknolojik bağımsızlık olmadan, tam bağımsızlığın sağlanamayacağını gösteriyor. Bilimsel gelişmelerin hızla dönüşüm geçirdiği günlerin yaşandığı bir dönemde 4 yıl daha bekleyecek zamanımızın olmadığını düşünüyorum ve özel sektörde edindiğim tecrübeler, gerekli tedbirlerin bir an evvel devlet eliyle alınması yönünde olduğundan, Konya Bağımsız Milletvekili olmaya karar verdim.
Hayatımızı kolaylaştıran birçok ürünü yıllar boyunca ithal ettik ve üretimlerimize baktığımızda kendi marka ve üretimlerimizin yeterli sayıda olmadığını görüyoruz. Her alanda olduğu gibi teknoloji alanında da üreten değil, ithal eden bir ülkeyiz ve bunun sonucunda savunma sanayimizden, üretim sanayimize kadar birçok konuda dışa bağımlıyız. Teknoloji altyapısına devlet olarak gerekli desteğin verilmediği halde özel sektörün bu boşluğu doldurmaya çalışması, istihdamda az da olsa hareketliliğe neden olsa da devlet eliyle yapılacak olan teknolojik atılım çok daha büyük istihdam oranlarının yakalanmasına ve her zaman ihmal edilen gençlerimizin gelecek kaygısından kurtulmasına imkan verecektir. Bunun içindir ki “Teknoloji Bakanlığı” mutlaka kurulmalı ve üretime dönük tüm projeler desteklenmelidir.
Kimlik tartışmalarının, siyasi çekişmelerin ya da polemiklerin ülkemizin üretim atağını geciktirdiğini düşünüyorum. Sürekli bu ülkeyi ve ülke insanımızı daha ileriye nasıl götürebiliriz sorusu sorulmalı, çözümler bulunmalı ve bu çözümler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Sosyal sorunların çözümü istihdamdan, istihdam üretimden, üretim teknolojiden, besleniyor. Giderek artan bir ihracaatımız var bu sevindirici ancak teknolojiyi üretip ihracaatını yaptığımızda bu rakamlar çok daha yükselebiliyor.
Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konuda savunma sanayimiz. Yıllar boyu savunma sanayimize yüzlerce milyar dolarlık harcama yaptık. Böylesine yüksek rakamlar harcamamıza rağmen yerli üretimimiz yok. Ne kendi tankımızı yapabildik ne de kendi uçağımızı. Mekanik parçalar dış ülkelerden geldi biz sadece montajına katkı sağladık. Uçağımızı uçurmak istediğimizde yazılımını başka ülkeler yaptığı için, onların istemediği hiçbir mücadelede yer alamadık. Savunma sanayimiz dışarıya bağımlı ve bu bağımlılıktan kurtulmanın tek yolu, teknolojiyi kendimizin üretmesidir.
Biz yapmayacağımız hiçbir projeyi, insanımızın faydalanmayacağı hiçbir hizmeti listemizin içine koymadık. Amacımız Türk ekonomisine, Konya ekonomisine büyük katkılar sağlayacak projeleri hayata geçirmek ve sizin adınıza, Konya halkı adına mecliste takip etmektir. Desteklerinizi bekliyoruz.
Saygılarımla…
facebook.com/teknolojibakanligiistiyoruz
facebook.com/KonyaTeknolojiBaskentiOlacak
twitter.com/ozgur_akin_as
www.ozgurakin.com.tr
oakin@akinsoft.com.tr
ozgur_akinDeğerli okuyucular,
Lise yıllarında başlayan teknoloji merakım, beni robotik teknolojiler konusunda doktora yapma noktasına kadar getirdi. Yazılım gibi sanal bir ürünü gerçek ilişkiler ağı ile yönetmenin gerekliliğine olan inancım ve sevdiğim işi yapıyor olmam bana iş hayatında başarıyı getiren en önemli unsurlar. Ben, bu inanç ile  Windows, DOS ve İnternet tabanlı 120′yi aşkın ticari ve sektörel program geliştirdim. Türkiye’de 2000’den fazla çözüm ortağı ağına ulaşan şirketim AKINSOFT, bugün Orta Asya Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere dünyada 11 ülkeye yazılım ihraç ediyor.
2010 yılı vizyonunda yer alan, Robotik Teknolojileri konusunda Ar-Ge çalışmaları başlatma hedefimizi, AKINSOFT ailesinin üstün performansı sayesinde 2009 yılında başlatarak vizyonlarımızı hep belirlediğimiz tarihlerden önce yerine getirdik. Yalnızca iş adamı kimliğiyle değil, aynı zamanda bir bilim adamı olarak geleceğin teknolojisi olarak gördüğüm Robotik Teknolojileri üzerinde yoğunlaştım. Umuyorum ki birkaç ay içinde ilk tarım robotumuzun prototipini sizlerle paylaşacağız.
Ülkemizin  en büyük kaynağı hiç kuşkusuz nüfusumuzun çoğunluğunu oluşturan gençlerimiz. Zinde, dinamik ve heyecanlı olan gençlerimiz üretmek, geliştirmek ve her alanda bulunmak istiyor. Bu kadar genç bir nüfusa sahipken, hala üretemiyor olmak, maalesef gençlerimizin gelecek kaygısı taşımalarını sağlıyor. Ülkelerine, ülke yöneticilerine güveni azalan gençlerimiz, giderek siyasetten uzaklaşıyor. Diğer yandan dünya hızla değişiyor ve ülkemiz bu gelişmelerin paralelinde 21. yüzyılda daha çok söz sahibi olmak istiyor. Teknolojik atılımlarını gerçekleştirebilen ülkeler, değişime ayak uydurabiliyor, yapamayanlar ise diğer ülkelerin uyduları olarak kalıyor. Göstergeler teknolojik bağımsızlık olmadan, tam bağımsızlığın sağlanamayacağını gösteriyor. Bilimsel gelişmelerin hızla dönüşüm geçirdiği günlerin yaşandığı bir dönemde 4 yıl daha bekleyecek zamanımızın olmadığını düşünüyorum ve özel sektörde edindiğim tecrübeler, gerekli tedbirlerin bir an evvel devlet eliyle alınması yönünde olduğundan, Konya Bağımsız Milletvekili olmaya karar verdim.
Hayatımızı kolaylaştıran birçok ürünü yıllar boyunca ithal ettik ve üretimlerimize baktığımızda kendi marka ve üretimlerimizin yeterli sayıda olmadığını görüyoruz. Her alanda olduğu gibi teknoloji alanında da üreten değil, ithal eden bir ülkeyiz ve bunun sonucunda savunma sanayimizden, üretim sanayimize kadar birçok konuda dışa bağımlıyız. Teknoloji altyapısına devlet olarak gerekli desteğin verilmediği halde özel sektörün bu boşluğu doldurmaya çalışması, istihdamda az da olsa hareketliliğe neden olsa da devlet eliyle yapılacak olan teknolojik atılım çok daha büyük istihdam oranlarının yakalanmasına ve her zaman ihmal edilen gençlerimizin gelecek kaygısından kurtulmasına imkan verecektir. Bunun içindir ki “Teknoloji Bakanlığı” mutlaka kurulmalı ve üretime dönük tüm projeler desteklenmelidir.
Kimlik tartışmalarının, siyasi çekişmelerin ya da polemiklerin ülkemizin üretim atağını geciktirdiğini düşünüyorum. Sürekli bu ülkeyi ve ülke insanımızı daha ileriye nasıl götürebiliriz sorusu sorulmalı, çözümler bulunmalı ve bu çözümler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Sosyal sorunların çözümü istihdamdan, istihdam üretimden, üretim teknolojiden, besleniyor. Giderek artan bir ihracaatımız var bu sevindirici ancak teknolojiyi üretip ihracaatını yaptığımızda bu rakamlar çok daha yükselebiliyor.
Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konuda savunma sanayimiz. Yıllar boyu savunma sanayimize yüzlerce milyar dolarlık harcama yaptık. Böylesine yüksek rakamlar harcamamıza rağmen yerli üretimimiz yok. Ne kendi tankımızı yapabildik ne de kendi uçağımızı. Mekanik parçalar dış ülkelerden geldi biz sadece montajına katkı sağladık. Uçağımızı uçurmak istediğimizde yazılımını başka ülkeler yaptığı için, onların istemediği hiçbir mücadelede yer alamadık. Savunma sanayimiz dışarıya bağımlı ve bu bağımlılıktan kurtulmanın tek yolu, teknolojiyi kendimizin üretmesidir.
Biz yapmayacağımız hiçbir projeyi, insanımızın faydalanmayacağı hiçbir hizmeti listemizin içine koymadık. Amacımız Türk ekonomisine, Konya ekonomisine büyük katkılar sağlayacak projeleri hayata geçirmek ve sizin adınıza, Konya halkı adına mecliste takip etmektir. Desteklerinizi bekliyoruz.
Saygılarımla…
facebook.com/teknolojibakanligiistiyoruz
facebook.com/KonyaTeknolojiBaskentiOlacak
twitter.com/ozgur_akin_as
www.ozgurakin.com.tr
oakin@akinsoft.com.tr
]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/05/akinsoft-genel-merkez/konya-bagimsiz-milletvekili-adayi-ozgur-akin/feed/ 0
AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı Özgür AKIN, Akşehir MYO Öğrencileri ile Buluştu. http://www.inovax.net/inovax/2011/05/dergi-ozel-yazilari/akinsoft-yonetim-kurulu-baskani-ozgur-akin-aksehir-myo-ogrencileri-ile-bulustu/ http://www.inovax.net/inovax/2011/05/dergi-ozel-yazilari/akinsoft-yonetim-kurulu-baskani-ozgur-akin-aksehir-myo-ogrencileri-ile-bulustu/#comments Mon, 23 May 2011 10:44:10 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3542 ozgur_akin_aksehir AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı ve Bilgisayar Yüksek Mühendisi Özgür AKIN “bilişim haftası” etkinlikleri kapmasında Akşehir Meslek Yüksekoku’lunun davetlisi olarak          konferans verdi. Konferans öncesi Akşehir Meslek Yüksekokulu Müdürü Profesör Doktor Fehmi Karasioğlu ile bir süre sohbet eden Özgür AKIN okul hakkında bilgiler aldı. Daha    sonra konferans salonunda yüzlerce öğrenciyle buluşan Özgür AKIN bilişim ve teknoloji hakkında çeşitli bilgiler verdi. Eğitim ve iş yaşantısında teknolojinin önemine değinen AKIN  ” Eğitim ve iş hayatında başarılı olmak istiyorsanız inanacaksınız, odaklanacaksınız, plan yapacaksınız ve uygulayacaksınız. Öğrencilik döneminde ki tezim şuan sahibi olduğum  AKINSOFT şirketinin 12 ülkeye ihraç ettiği ve ülkemizde de binlerce kullanıcısı bulunan programdır. Ve bunun gibi yüze yakın çalışmada yine öğrencilik yıllarımda hazırladığım  çalışmadır. O nedenle öğrencilik döneminde yaptığınız hiçbir çalışmayı küçümsemeyin.” dedi. ” En zengin insan, en kariyerli insandır” diyen Özgür AKIN, bilişim teknolojilerinin  mutlaka takip edilmesi gerektiğini , teknolojiyi reddetmenin kurumların rekabet gücünü azalttığını, bunun sonucunda da ülke olarak gerekli ilerlemenin bir türlü gerçekleşemediğini  vurguladı. 1998 yılında AKINSOFT şirketini kurduğunda 28 yıllık planmayı yaptığını anlatan Özgür AKIN “kendinize bir yol haritası belirleyin, planlamanızı yapın, çevrenizle bu  planınızı paylaşın. Nerede olduğunuzu değil,nerede olmak istediğinizin kararını verin ve neyi seviyorsanız onu yapmak için çalışın. Size yapamazsınız diyenlere kulaklarınızı tıkayın  çünkü siz yaparsınız” diyerek konuşmasını tamamladı. Akşehir Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Emre Göktürk, AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı ve Bilgisayar Yüksek Mühendisi Özgür AKIN’a verdiği konferanstan dolayı teşekkür etti. Okul Müdürü Profesör Doktor Fehmi Karasioğlu’da Özgür AKIN ile yaptığı sohbette “Bilgi, birikim ve kariyer sahibi insanların okulumuza gelerek öğrencilerimizle bilgilerini ve başarılarını paylaşmaları bizim için çok önemli. Çünkü öğrencilerimizin motivasyon ve vizyon sahibi olmaları adına bu tarz etkinlikler büyük önem taşıyor. Geldiğiniz ve bilgilerinizi bizimle paylaştığınız tiçin teşekkür ederim” dedi. Gençlerin olduğu her yere ulaşmak için hiçbir daveti geri çevirmediğini söyleyen Özgür AKIN “Bugün burada olmaktan ve Akşehir ilçemizde ki öğrencilerle biraraya gelmekten dolayı asıl ben teşekkür ederim” dedi.yere ulaşmak için hiçbir daveti geri çevirmediğini söyleyen Özgür AKIN “Bugün burada olmaktan ve Akşehir ilçemizde ki öğrencilerle bir araya gelmekten dolayı asıl ben teşekkür ederim” dedi.

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/05/dergi-ozel-yazilari/akinsoft-yonetim-kurulu-baskani-ozgur-akin-aksehir-myo-ogrencileri-ile-bulustu/feed/ 0
Yılın Yenilikçi Ödülü AKINSOFT’un… Ulusal inovasyon Zirvesi’11 http://www.inovax.net/inovax/2011/05/dergi-ozel-yazilari/yilin-yenilikci-odulu-akinsoftun-ulusal-inovasyon-zirvesi11/ http://www.inovax.net/inovax/2011/05/dergi-ozel-yazilari/yilin-yenilikci-odulu-akinsoftun-ulusal-inovasyon-zirvesi11/#comments Mon, 23 May 2011 10:39:09 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3483 inovasyon “Yılın Yenilikçi Yazılım Şirketi”
ödülü AKINSOFT’a verildi.

Selçuk Üniversitesi Yenilikçi Fikirler Topluluğu tarafından Ulusal İnovasyon Zirvesi 05-06-07 Nisan 2011 tarihlerinde düzenlenmektedir.
05 Nisan 2011 tarihinde açılışı yapılan zirveye sanat ve iş dünyasından önemli isimler konuk olarak katılmaktadır. Zirveye AKINSOFT Yönetim Kurulu Başkanı, Bilgisayar Yüksek Mühendisi Sayın Özgür AKIN 05 Nisan 2011 saat: 16:30′da konuşmacı olarak katıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdikleri zirvede AKINSOFT’a “Yılın Yenilikçi Yazılım Şirketi” ödülü verildi.   “Yılın Yenilikçi Yazılım Şirketi” ödülü AKINSOFT’a verildi.

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/05/dergi-ozel-yazilari/yilin-yenilikci-odulu-akinsoftun-ulusal-inovasyon-zirvesi11/feed/ 0
BİLGİ GÜÇTÜR http://www.inovax.net/inovax/2011/02/dergi-ozel-yazilari/bilgi-guctur/ http://www.inovax.net/inovax/2011/02/dergi-ozel-yazilari/bilgi-guctur/#comments Fri, 18 Feb 2011 10:24:30 +0000 admin http://www.inovax.net/inovax/?p=3268 kemalBilişim teknolojilerinin son 10 yılda en fazla etkilediği kesim kuşkusuz iş dünyası olmuştur. İş dünyasının artan rekabet ve küreselleşeme karşısında ortaya çıkan taleplerine cevap verebilmek için yazılım ve donanım teknolojileri hızla ilerlemiş, bazı sektörlerin yok olup yerlerine yeni sektörlerin oluşmasına neden olmuştur. Yoğun rekabet ortamında rakiplerden faklılaşmak isteyen işletmeler, bilişim teknolojilerine yönelerek en önemli avantaj olan zamandan tasarrufu sağlamışlardır. Peki tasarruf sonucu yaratılan bu zaman ne için kullanılacak? Daha iyi üretim? Daha çok üretim? Daha çok pazarlama? Hiçbirisi değil, sadece karar vermek için.

Karar vermek; bilinenlerden hareketle bilinmeyene dair en uygun olduğu düşünülen yargılara ulaşmaktır. İstemsiz eylemlerimiz hariç tüm eylemlerimiz bir kararla başlar. Bu yazıyı yazmak, yayınlamak ve nihayet okumak. Dış ticaret alanında yatırım yapmak, yeni müşteriler bulabilmek için faklı pazarlara açılmak. Hepsi bir karar sonrasında gerçekleşti. Ancak bu o anda gerçekleşen bir şey değildir. Öncesi vardır.

Karar öncesi süreçte işe ait tüm veriler belli bir sistemle kaydedilmedikçe bunları bulmak, kıyaslamak dolayısıyla doğru karar vermek mümkün olamaz. Elimizde ne kadar fazla sayısal veri varsa yanılma payımız da o denli azalacağından işletmenin sahip olduğu tüm veriler, eskiler de dâhil olmak üzere gerektiğinde kullanmak üzere veri tabanlarında saklanır. Böylece kaliteli bilginin özelliklerini oluşturan, güvenilir olma, eksiksiz olma, ihtiyaca uygun olma, istenildiği anda ve yeteri kadar olma sağlanır.

Sonraki aşama istenilen bilgiyi istenilen kriterlere göre geri çağırmak ve karar verirken bu bilgileri kullanmak. Örneğin ecza depoları, bilişim teknolojileri sayesinde dağıtım maliyetlerini % 15’lere kadar düşürmüşlerdir. Müşterilere ait ayıklanmış bilgileriyle maliyetlerini düşürüp, rekabette üstünlük yaratmışlardır. Hemen hemen her sektörde bilginin doğru kullanımının yarattığı farkı görebiliriz.

Sonuç olarak “Bilgi” günümüzde “Güç” ile eş anlamlı kullanılmaktadır. Özellikle kriz ve değişim zamanlarında, bilginin gücü daha somut bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Bu güç ise ona sahip olan ve onu doğru yönlendirebilenindir. Bu bilinçten hareketle biz de kullanıcılara kendilerine ait verileri, kullanıcının istediği zaman kullanmak üzere kaydeden, sınıflandıran ve istendiği zaman sınıflandırılmış olarak sunan çözümler üretiyoruz. Bundan sonra da siz değerli müşterilerimize hızlı, kolay, yeni ve anlaşılır çözümler sunmak için elimizden geleni yapıyor olacağız.

Kemal YILMAZ

Halkla İlişkiler ve Reklam Sorumlusu

]]>
http://www.inovax.net/inovax/2011/02/dergi-ozel-yazilari/bilgi-guctur/feed/ 0